eksikliğin etini çimdikleyen kasım sabahına benzer yoksun, uykuma katıp rüyalarıma çağırdım her akşam vakti kımıldarsa yüreğinde ki o narin menekşe unutma öpmeye gel beni. İ. Cem Doğan
Umudumuz iyilik güzellikten yana
Bitiyor diye üzülme yüreğim, Haziran'ın ardı güzeldir. Ben Temmuz'dan umutluyum. Ağustos'a huzur ısmarladım bugün. Eylül de arkasından gelir, elindekilerle. Ekim'e pek bir şey kalmaz, o da kabullenir olanı biteni. "Kasımda aşk başkadır" yalanına inanmasın kimse, Kasım'ın bundan haberi yok. Aralık desen bitikleri oynuyor. Ocak yanı başında ama on bir ay kadar uzak sevdiğine. Öyle böyle derken yüreğimin bir yılı daha biter ve ne olacaksa olur; olacak olana dur demek ne haddimize. Yaşanacaksa yaşansın tüm güzel hikâyeler. Hayatıma giren tüm güzellikleri kucaklamaya hazırken, kucağıma ne düşecek kim bilir? Olsun yüreğim, ben yine de Temmuz'dan umutluyum. Dinleyin beni, duymayan ay kalmasın. Ağustos'a söyleyin büyük mutluluk ısmarladım. Eylül bir rahat dursun yerinde, hiç kimse ağlamasın. Mana yüklemeyin Ekim'e, o da kendini bir şey sanmasın. Umutlarım yaza hazır, yüzüm gülmeden tüm yapraklar solmasın. Söyleyin sonbahara benim yazımı kıskanmasın. SONNUR SEVER
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İstiklal mahkemeleri......
Saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922) ile birlikte Osmanil Devleti resmen sona ererken İstiklâl Mahkemesi'nde yargılananlara yeni rejime karşı çıkanlar da eklendi.
Avusturya-Macaristan Havan Bataryası
1.Dünya Savaşı esnasında; o zamanki müttefiklerimizden, Avusturya-Macaristan 9 Numaralı Motorlu Havan Bataryası (k.u.k. 24 cm Motormörser-Batterie Nr. 9)'ndan bazı askerler ve bir 24 sm M-98 Havanı fotoğrafta görülüyor. Söz konusu batarya Kasım 1915'de Çanakkale Cephesine ulaşmış ve Matikdere'de mevzilenerek İngilizlere ciddi sıkıntı yaratmıştı.. Avusturya-Mcaristan 9. Havan Bataryasının 1.Dünya Savaşında Osmanlı Cephelerindeki safahatı Türklerle Beraber kitabında anlatılmıştır. Meraklılarına tavsiye ederim.
1000Kitap
Mustafa Kemal Atatürk
Vatan toprağı kutsaldır. Kaderine terk edilemez.
Atatürk'ün vefatından 15 yıl sonra naaşını muayene eden patolog anlatıyor: O gün etnografya müzesine girdiğimizde derin bir sessizlik ve ağır sorumluluk vardı. Vinçlerle mermer lahit kandırıldı, ardından betonlar kırılarak çelik tabuta ulaşıldı. Tabutun kapağı açıldığında, önce bir gaz kokusu yayıldı ardından Atatürk'ün yüzünü örten ince bir kefen görüldü. Elimle yavaşça kefeni araladım. O an, odadaki herkes nefesini tutmuştu. Karşımda, 15 yıl önce Dolmabahçe'de uyur gibi bırakılan Atatürk duruyordu. Hiç bozulmamıştı, sanki o sabah tıraş olmuş gibi taze bir yüzü vardı. Saçları,o meşhur sarı kaşları ve hatta cildinin dokusu olduğu gibi korunmuştu. Gözleri hafif aralıktı ve o derin bakışları sanki hala üzerindeydi. Tıbbi açıdan baktığımda tahnit işleminin ne kadar başarılı olduğunu gördüm. Gül ağacından talaşlar içerisinde muhafaza edilmişti. Yüzünde hiçbir deformasyon yoktu, sadece hafif bir pembelik kalmıştı. Yanındaki görevlilere döndüm ve "vücut tamamen korunmuş, hiçbir işlem yapmaya gerek yok" dedim. O an üzerimdeki ağır yük kalkmış, yerine sonsuz bir saygıya bırakmıştı. Naaşı geçici kabrinden çıkarılıp Anıtkabir'e götürülmek üzere hazırlanırken, Türk Milletinin ebedi liderlerinin sanki hiç ölmemişçesine karşında duruyor olması, hayatım boyunca hiç unutamayacağın en sarsıcı andı.