Ben böyle biri olmak istemedim, hayat denen nehirde sürüklendim de geldim. İçimde akıtılması gereken göz yaşları değil anlatılması gereken bir sürü hikaye var. Ya ben ve başkaları ya da başkaları ve ben. Anlatacak çok şeyim var ama gerçekten anlayacak kimse yok. Tanrı bile anlamadı. Bekledim bekledim. Yıldız'ın kaymasını bekledim. Sadece uçaklar geçti. İnsanoğlu artık yıldızları bile göremiyor. Yıldızları görmeden nasıl düşler kurar şehirler kurarız. Yıldızları görmeden nasıl ararız tanrıyı. Kendimizi nasıl büyük sanarız. Çiçekleri koklayamadan sonbaharda nasıl özlem duyarız. Kar umarım yağar diye sesleniyor içimdeki çocuk sürekli. Umarım kar yağar. Tek tek düşen taneleri dilimle yakalamaya çalışır. Üşüyen ellerimi eve gidince ısıtırım. Göz gözü görmeden incitmeden kimseyi kar topu oynar eve gelince anlarım yuvanın kıymetini. İnsan soğuğu görmeden sıcağı nasıl anlasın. Artık ne soğuk ne sıcak ne de yıldızlar. Hiçbirini hissetmiyorum. Hayat denen nehirde sürüklenip gidiyorum. Ölü balıklar gibi.