mahmut yiğiter, bir alıntı ekledi.
3 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Yasak bundan böyle zulüm;   
Ve öşür   
Ve haraç   
Ve angarya   
Ve katil   
Ve şirkat   
Ve talan   
Ve küfür kıza kısrağa   
Yasaktır, emreder Dağlar Paşası   
Elinde, affetmez Fransız üçlüsü...

Hasretinden Prangalar Eskittim, Ahmed Arif (Sayfa 158 - Metis yayınları)Hasretinden Prangalar Eskittim, Ahmed Arif (Sayfa 158 - Metis yayınları)

Biz kırıldık daha da kırılırız
Ama katil de bilmiyor öldürdüğünü
Hırsız da bilmiyor çaldığını
Biz yeni bir hayatın acemileriyiz
Bütün bildiklerimiz yeniden biçimleniyor
Şiirimiz, aşkımız yeniden,
Son kötü günleri yaşıyoruz belki
İlk güzel günleri de yaşarız belki
Kekre bir şey var bu havada
Geçmişle gelecek arasında
Acıyla sevinç arasında
Öfkeyle bağış arasında..

/ Cemal Süreya

Panama Yayıncılık'tan çıkan her kitap gerçekten çok güzel oluyor.Bu kitabı da gerçekten çok sevdim.Özellikle diğer polisiye kitaplardan farklı bir yol izlemiş yazar.Burada katil kadın kurbanlarına lobotomi uygulayarak onları bir köşeye atılmış kırık bebeklere çeviriyor.Kitabın ismi de buradan geliyor zaten.Konu bakımından,anlatış bakımından aynı zamanda kitaptaki dedektifin keskin zekası sayesinde kitap daha da akıcı hale geliyor.Yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım gibi gözüküyor.

İsimsiz Şiirler XXI

Ey kalbim bilirsin ya; atlar ayakta ölür;
Günah bir yakın olsa insan uzakta ölür.

Ölmez, dalgalar göğün alnını öptüğü gün;
Sonra bir damla katran yüklü ırmakta ölür...

Gecenin siyahından atsa karanın rengi,
Bilirsin cümle renkler henüz şafakta ölür.

Seni tir tir üşüten, seni dağlayan ateş,
Gözlerinden süzülen serin sıcakta ölür.

Gönül bir kabir yeri, ölüm dileyen kâtil,
Ölüsü mahşer kadar diri (durak)ta ölür.

Hüznün bir gemi olur tufan sarsa dört yanı,
Gözyaşında boğulan müşfik kucakta ölür.

Nefesi kesilse de ölmez âşık olanlar,
Nefes nefes sır gibi mahrem tuzakta ölür.

Gönlün bir anka kuşu ve aşk Kafdağı'nda sır,
Esrar nedir bilmeyen kartal alçakta ölür.

Bir gecenin koynunda hasretin dinginleşir,
Ve gün ışır; özlemin sabah firakta ölür...

Dirilmek için bir gün yarım kalan şiirler,
Yokluğunun düşünde öyle uy(ak)ta ölür...

Nefsin kesilir sesi ve rûhun ayaklanır,
Sonsuza sefer için gönül imsakta ölür.

Ankara, Mayıs 2018

Ayşegül bakıcı, bir alıntı ekledi.
17 saat önce

Bu belki bir klişe ama bazı yaraların kapanması için yıllar gerekir.Bunların var olduğunu yok saymak yetmez.

On İçimdeki Katil, Mario Mazzanti (Sayfa 58)On İçimdeki Katil, Mario Mazzanti (Sayfa 58)
Salih Görkem Biltekin, bir alıntı ekledi.
22 saat önce · Kitabı okudu · İnceledi · 10/10 puan

Bu dünya böyledir işte, kimi adam öldürdüğü için katil diye anılır, kimi adı katile çıktı diye adam öldürür. (Katil Osman)

Sırça Köşk, Sabahattin Ali (Sayfa 34)Sırça Köşk, Sabahattin Ali (Sayfa 34)
gökçe c., Bozuk Pusula'yı inceledi.
Dün 15:43 · Kitabı okudu · 8 günde · Beğendi · 10/10 puan

“Her erkek babasıyla hesaplaşmalıdır!”

Kitapçıda dolaşırken, sezgilerimin dürtmesiyle aldığım bir kitaptı Bozuk Pusula. Daha evvel ismine de, yazarına da rastlamamıştım açıkçası. Arka kapaktaki tanıtım yazısını okuduktan sonra, alıp çıkmam bir oldu. Bu kadar iyi bir konu ve anlatımın olması gerçekten beni mutlu etti. Kitap son derece etkileyici, sarsıcı ve içtendi.

Yazarı Ali Bahtiyari hakkında çok bilgiye ulaşamadım. İlk kitabı olduğunu, İstanbul’da yaşadığını öğrendim. Buradan yazarın ellerine güller, kalemine bol minnet bırakmak istiyorum. Sayfaları okurken karakterlerin hepsiyle öyle bütünleşip, hayat hikayelerini soludum ki, kitap biterken okumayı ağırdan aldım. Muhteşemdi!

“Dante’nin Araf’ında, ortada duranlara ve orada durabilmek için gereken sertliğe adanmıştır” sözüyle okuduğunuzda ne anlama geldiğini anlıyorsunuz. Eserde birden çok karakter var, birinin hikayesi bir ötekinin hikayesine bağlanıyor. İlk önce tablo kaçakçılığı yapan Osta ile başlıyor hikaye. Osta’nın daimi müşterisi Profesör Ansel’i tanıyoruz. Ansel iş dışında Osta’yı dostu olarak nitelendiriyor. Yaşadığı kasabadan kaçan İlas çıkıyor sonra karşımıza, Osta ile yolları kesişiyor. Bu arada Osta sevdiği kızı ailesi onaylamadığı için kaçırmak zorunda kalıyor. O andan itibaren Osta ve İlas ortak bir kaderin motifleri gibi oluyorlar. Set arkasında çalışan Panyeri’de olaya dahil olduktan sonra, onun baba yerine koyduğu Rubeni, ortak tanıdıkları ve daha sonra sürpriz biri çıkan deli dedikleri bardaki Teymar, asla babasını tanıma şansı olmayıp, azılı bir katil ve suçlu olan Hieras, babasının varlığını hayatından kirli bir leke gibi çıkarıp, varoluşunun hiçliğinde kaybolan Kanasta yer alıyor.

Okurken çizdiğim yerler çok fazlaydı. Ben bu fazla çizme işini bir de Hakan Günday’ın kitaplarında çok yapıyorum. Tarz olarak da biraz benzerlikler vardı. Belki bu yüzden sevdim.

Baba temasının işlendiği, onun varlığından çok yokluğunun geride nasıl bir boşluk bıraktığını yazar çok iyi anlatmış. Karakterlerin hepsi de varoluşun verdiği o acımasız hiçliğin gölgesindeler. Yazar bunu sık sık vurguladığı, babayı sadece bir şablon yerine koysada, bir yandan da “Erkek ne kadar inkar etse de babasına benzemekten alıkoyamıyor kendisini” diyerek her armudun bir dibe düşme durumundan da bahsediyor. Yıllar önce okuduğum Turgenyev’in Babalar ve Oğullar eseri de beni etkilemişti.

Konuşmalar çok sağlam ve uyarıcı felsefi mesajlarla doluydu. Kaos adlı kitabın finalinin olduğu bölüm, çok yakışır bir son oldu. O bölümden birkaç cümle paylaşmak istiyorum;

“Vitam cum morte mutavit (Ölümle hayatı takas etti)”

“Tanrı, insanlar yolunu kaybetsin diye acıyı, kendine meydan okuyan kibriyle tanışsın diye büyük sözleri, ölümsüz olduğunu sanıp yanılsın diye de duyguları salmıştı yeryüzüne. Terbiye sanatının evde kalmış aktörleriydi onlar.”

“Bazen babanın yanı başında olmasındansa onun büyük hikayesi daha çok işe yarıyordu.”

“Bir baba kendini içeride öldürdüğünde doğan çocuk da yarı ölü bir hayatı ezberliyordu.”

“Herkesin kuzeyi başka yöndeydi. Bozulmuş bir pusula gibi.”

Okumanın keyfini bu tarzı seviyorsanız doya doya yaşamanız dileğiyle, herkese iyi okumalar.

Adaa, bir alıntı ekledi.
Dün 01:46 · İnceledi

"Bu dünya böyledir işte, kimi adam öldürdüğü için katil diye anılır, kimi adı katile çıktı diye adam öldürür."

Sırça Köşk, Sabahattin Ali (Sayfa 34 - YKY)Sırça Köşk, Sabahattin Ali (Sayfa 34 - YKY)