Söylediklerinize katılmıyorum, ama bunu söyleme hakkınızı sonuna kadar savunacağım. Voltaire
Pek katılmıyorum

Bahar

@Haymenisin
·
Sevginin niçini olmaz ki efendim... Düşünsem belki mâkul bir sebep bulabilirim. Fakat bu hakiki sebep olmaz. Çünkü biz önce severiz. Sonra sevdiğimiz şeyin güzel taraflarını bulmaya çalışırız. Bu da hodbinliğimizden doğar efendim.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
I. İlk Şüphe
1. Bölümde Voltaire, Descartes'i ve onun "Makine Hayvan" Teorisini hedef almıştır. Bahsedilen teori hayvanların birer ruhu veya gerçek anlamda hissetme yetisi olmadığını onların acı çekmeyen sadece mekanik tepkiler veren makineler olduğunu iddia ediyor. Ben de Voltaire gibi hiçbir şekilde bu düşünceye katılmıyorum. Voltaire onların da bizim gibi birer ruha sahip olduğunu savunur ve aradaki farkın akıl olduğunu şu dizeler ile dile getirir: "Oysa onlar ne olduklarını, niçin var olduklarını benim kadar bile bilmiyorlar." 2. Yine bu bölümün devamında "İnsan Merkezciliğini" Ve "Teolojik Doğa Görüşünü" reddeder. Teoriye göre evrendeki her şey insan için yaratılmıştır. Dini görüşümden dolayı kısmen bu görüşe katılsam da teorinin suistimal edilebilir yanı çok fazla. Voltaire' e göre ise insan "haddinden fazla izzetinefis" sergilemiştir. Zira şu dizeleriyle bunu destekler: "Ben insanoğlunun, savunmasızken daima hayvanlara yem olduğunu öldükten sonra da yine hepsine yem olduğunu gördüm. Kral olmak şöyle dursun, sonsuzluğun ortasında tek bir noktada sıkışmış, etrafımı saran her şeyin kölesi olan ben işe kendi kendimi aramakla başlıyorum." Cahil Filozof
Felsefe
Katılmıyorum dostum
"Kitapların sıklıkla toplumsal düzeni yıkıcı bir zehir oldukları aşikar."
Bu soru kamuoyuna açıktır
Dediler ki; Sana kendin hakkında dürüst tavsiyelerde bulunan iyi bir hakikat anlatıcısı, senden nefret etmediği gibi, seni sevmez de. Cevaben denildi ki; Katılmıyorum, insanları sadece çıkar ilişkisinde tutmak ve genellemek doğru değildir. Karşındaki sana doğruları eğip bükmeden söyleyebiliyorsa ve kendisi de düzgün yaşamaya çalışıyorsa yaradılanı sever, YARADANDAN ötürü. Gerçekten samimiyeti öldürdük mü? İyilikten bahsederken, kendi özümüzü ne kadar siyaha boyadık? Ya da karardıkça, iflah olmayız, batsın bu dünya mı diye söylendik? Bazen merak ediyorum, kaç defa öldük(öldürüldük)? Rosa
İnsan çalışırken, izliyor kendini sayfalarca Birden durup filme alıyorum kendimi Kederimi, yorgunluğumu ve gölgemi Sayfa sayfa, kendime dönüyorum Keşke beni, ben olduğum için seven bir ailem olsaydı Keşke kırlarda çiçekler açsaydı Keşke, keşke demek yerine hayatımız olsaydı Kuşlar gibi uçsaydık, arılar gibi konsaydık bedenlerimizin üzerine sevgiyle. Bu kentte özel olan ayıp, ayıp olan güzeldir Sevişirken kaçar, kavga ederken gösteririz Peki, neden böyleyiz? İnsanoğlu hastalığının üzerine gönderilmiş sığ bir zincir gibiyim, Hiç olmasam daha iyidir diyorum çalışırken Sahi, bu kadar sevmez mi insan tutsaklığı? Ben sonsuza dek kendimi izleyip Kendimi çözmek istiyorum Sonra Tanrı’nın karşısında şiirler okuyup sevmek Belki, daha çok; İnsan durup düşünmeli Kenardan kenardan izliyorum insanları, Hiçbir kez onlara katılmıyorum, dünya koca bir kirli nehir, akıyor üzerlerine ve boğuyor insanları İnsan ayrılmadan, göremez üzerindeki kirliliği; Tanrı bundan ölümü yaratır. Kendimi yargılamıyorum, onaylanma kabul görme çabasını yargılıyorum..