Küçük bir kız olduğumuz zamanlardan itibaren sevginin her şeyin cevabı olduğunu öğrendik. Sevgi her şeyi yoluna koyar, tek yapmamız gereken bir adamın bizi sevmesini sağlamaktır, böylece hayatımız yoluna girer ve sonsuza dek mutlu yaşarız. Ayrıca bu sevgiyi kazanmak uğruna bizden bazı davranışların beklendiğini de öğrendik. Bunlardan bazıları "suyuna gitmek", alttan almak, özür dilemek ve "kibar olmaktır". Ne var ki, mizojinisti partnerine kötü davranmaya teşvik eden davranışlar tam da bunlardır.
Yüceltme, iki ucu keskin bir kılıçtır. Harika ve onur verici gelir ama aynı zamanda kadını, yenilmesinin kaçınılmaz olduğu gerçeği karşısında kör eder. Mizojinistin kadını yerleştirdiği kaidede yaşamak imkânsızdır çünkü orada hiç hata payı yoktur. Eğer kötü bir ruh halindeyse ya da erkeğin hoşuna gitmeyen herhangi bir davranış sergiliyorsa, erkek bunu bir eksiklik belirtisi olarak görür. O bir tanrıçayı işe almıştır, oysa kadın işin gerekliliklerini karşılamıyordur. Partnerini hor görmesi ve onunla ilgili illüzyonunun bozulması, ona olan sevgisini ifade etmekten vazgeçmesi, eleştirel, sitemkâr ve suçlayıcı olması için kendisine gerekli tüm izinleri verir.