azra•

azra•
@kaurcina
𑣲Love was the law, religion was taught
@kaurcina·
·
sabitlendi
Kitap okuma denilen şey benden koparılıp alınırsa, hiçbir hayat deneyimi olmayan ben ağlanacak halde olurdum galiba. Kitapta yazılanlara işte o kadar çok güveniyorum. Bir kitap okuduğumda, onun için deli olur, ona güvenip empati duyar, onu özümser ve hayatımın bir parçası haline getirir, başka bir kitap okuduğum da ise anında değişiveririm. .... Gerçekten kim olduğumu bilmiyorum. Okuyacak kitabım ya da taklit edeceğim bir modelim olmasaydı ne yapardım?
Sayfa 17
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Aşkınızı kanıtlamak için kendinizden nereye kadar vazgeçmeniz gerekir?
Sayfa 69·Kitabı okuyor
Alıntı
Küçük bir kız olduğumuz zamanlardan itibaren sevginin her şeyin cevabı olduğunu öğrendik. Sevgi her şeyi yoluna koyar, tek yapmamız gereken bir adamın bizi sevmesini sağlamaktır, böylece hayatımız yoluna girer ve sonsuza dek mutlu yaşarız. Ayrıca bu sevgiyi kazanmak uğruna bizden bazı davranışların beklendiğini de öğrendik. Bunlardan bazıları "suyuna gitmek", alttan almak, özür dilemek ve "kibar olmaktır". Ne var ki, mizojinisti partnerine kötü davranmaya teşvik eden davranışlar tam da bunlardır.
Sayfa 53·Kitabı okuyor
Alıntı
Yüceltme, iki ucu keskin bir kılıçtır. Harika ve onur verici gelir ama aynı zamanda kadını, yenilmesinin kaçınılmaz olduğu gerçeği karşısında kör eder. Mizojinistin kadını yerleştirdiği kaidede yaşamak imkânsızdır çünkü orada hiç hata payı yoktur. Eğer kötü bir ruh halindeyse ya da erkeğin hoşuna gitmeyen herhangi bir davranış sergiliyorsa, erkek bunu bir eksiklik belirtisi olarak görür. O bir tanrıçayı işe almıştır, oysa kadın işin gerekliliklerini karşılamıyordur. Partnerini hor görmesi ve onunla ilgili illüzyonunun bozulması, ona olan sevgisini ifade etmekten vazgeçmesi, eleştirel, sitemkâr ve suçlayıcı olması için kendisine gerekli tüm izinleri verir.
Sayfa 51·Kitabı okuyor
Alıntı
Evet, belirsizlik denilen şey sonuçta iki uç nokta arasındaki boşluğu kucaklamak değil miydi zaten?
Sayfa 173
Alıntı