Nizar Kabbani - Kudüs
Ağladım tükeninceye kadar gözyaşlarım
Namaz kıldım sönünceye dek kandiller
Usanıncaya kadar rüku ettim
Muhammed'i sordum sende kaybolan
Ey Kudüs, ey nebilerin çıktığı şehirEy Kudüs, ey şeriatler feneri
Ey parmakları yanan güzel çocuk
Hüzün var gözlerinde, ey iffet şehri
Ey Resulün uğradığı bahçe
Kaldırımlarında hüzün var
Minarelerinde hüzün var
Ey Kudüs, ey karalara bürünen şehir
Kim çalacak çanlarını Kıyamet kilisesinin
Pazar sabahları
Kim taşıyacak çocuklara oyuncakları
Yılbaşı gecesindeEy Kudüs, ey hüzünler şehri
Ey gözlerinden kocaman yaşlar akan
Kim durduracak düşmanları
Üzerine çullanan, ey dinlerin incisi
Kim silecek kanları duvarlarından
İncil’i kim kurtaracak
Kim kurtaracak Kur'an’ı
Kim kurtaracak Mesih’i kendisini öldürenlerden
İnsanlığı kim kurtaracakEy Kudüs, ey şehrim
Ey Kudüs, ey sevgilim
Yarın, yarın çiçek açacak limon
Sevinecek yeşil sümbüller ve zeytin
Gözler gülecek
Geri dönecek göçmen güvercinler
Tertemiz yuvasına
Ve geri dönecek çocuklar oynamaya
Buluşacak babalarla oğullar
Ey memleketim
Ey barış ve bereket şehri

Adem YEŞİL, Atlantis Şifresi'ni inceledi.
28 Nis 13:05 · Kitabı okudu · 25 günde · Beğendi · 10/10 puan

Bugün sizler ile yine eski bir zamanda okumuş olduğum, Charles Brokaw’ın kaleme aldığı “Atlantis Şifresi” kitabını inceleyeceğim.

Bu tarz kitapları okumayı ve okurken de, okuduğum konu ve karakterler ile bütünleşmeyi… Eski uygarlıkların hiç beklenmedik bir anda keşfedilmesi, elden kaybolan giden tarihi eserler, onların peşinde olan insanlar ve koşuşturmalar.

Her ne kadar günümüzde bu tarz kitaplar birbirleri ile çok benzerlik içinde olsalar da, yine de vazgeçemiyorum böylesi kitapları okumaktan.

Belki de her birimizin içinde yatan hazine avcılığıdır ve macera tutkusudur bunun nedeni. Kim bilir! Ya da kesinliği olmayan konulara karşı olan bilgi açlığımız dır. Evet, kim bilebilir ki?!

Gerçekten etkileyici bir eser. Kayıp bir şehir ve onu bulmaya çabasında olan insanlar. Atlantis günümüzde de hala bahsedildiği ortamda kendini dinlettiriyor ve türlü hikâyeleri de birlikte getiriyor. Belki gün gelir ve bir gün gerçekten bulunur ne dersiniz?

Her zaman ki gibi kitabın isminin büyüsüne, konu içeriğine kapılıp aradığım ve sonunda aldığım bir kitaptı. Gizem, şifre ve antik dönemler ile ilgilenen bir insanın merak duygusuna hitap eden bir çekiciliği vardı.

Kitabı ilk incelediğimde dikkatimi ilk çeken, arka kapağında Booklist’ten yapılmış olan bir cümleye takılmıştı gözüm: “Dan Brown’un taklitlerini bir kenara bırakın!”.

Neden böylesi iddialı bir cümle kurma gereği duyduklarını merak etmiştim ve bunu kitabı okuyunca anladım. Bu kitabı yazarının kim olduğunu bilmeden okumuş olsaydım herhâlde Dan Brown’un okumadığım bir kitabı derdim.

Çünkü olay örgüsünün işleniş biçimi, araya bolca serpiştirilmiş kimi zaman insana ansiklopedi okuyormuş hissi veren bilgi yığınları okura gerçekten Dan Brown’u çağrıştırıyor.

Her ne kadar arka kapağına biz öyle değiliz mesajı içeren bir cümle iliştirmiş olsalar bile, kitap bir Dan Brown benzeri gibi görünüyor ve buda sizde daha da merak uyandırıyor.

Kitabın isminin büyüsü sizi pek yanıltmasın arkadaşlar. Kitap bir fantastik ya da bilim kurgu türü kesinlikle değil. Olayın akışına bir miktar bilim kurgu girse de daha çok macera tarzında bir kitap olmuş. Romanımızın genel konusu bir dil bilimci ve yanındaki kişilerin kötü adamlardan kaçarken diğer yandan da bir gizemi çözme serüvenidir. Macerayı ve serüveni seven bir yapınız varsa bu kitabı kesinlikle sevebilirsiniz.

Olay örgüsü oldukça sürükleyici ve sizi sıkmayacağından da eminim. Fakat kitap “buda ancak filmlerde ya da kitaplarda olurdu zaten” düşüncesini biraz olsun yaşatabilir. Zira iyiler kötülerden kitap boyunca bir şekilde sürekli kaçıp kurtulabiliyor ve belli bir süre sonra bu artık okuyucu kitlesini rahatsız eder düzeye geliyor. Benim izlenimim aslında birazda bu yönde oldu.

Özetleyecek olursak; önümüzde Dan Brown hayranlarının ve macera, serüven tarzını seven okurların beğenebileceği, bir kitap var. Biraz film tarız ve tadında bir kitap olmuş. Kitabı okurken sanki bir filmin senaryosunu etraflıca izliyormuşsunuz hissine kapılıyorsunuz.

Birazda arka kapağa bakalım.

Arka Kapaktan: İSKENDERİYE’DE BİR ANTİKACIDA KEŞFEDİLEN, UZUN ZAMANDIR UNUTULMUŞ BİR ESER ZAMANA VE TARİHE KARŞI TEHLİKELİ BİR YARIŞIN MERKEZİNE OTURDU.

20.000 yıllık kalıntının üzerinde kayıp Atlantis diliyle yazılmış sırlar vardı. Sadece bir adam bu dilde neler yazıldığını çözümleyebilirdi: Dünyanın önde gelen dil bilimcisi Dr. Thomas Lourdes. Tabii yeterince yaşayacak kadar şansı varsa.

Bu sırada, İspanya Cadiz’de gerçekleşen bir deprem o zamana kadar bilinmeyen bir bölgeyi gün yüzüne çıkarınca burayı keşfetme isteğiyle adımlarını hızlandıran en başta Vatikan olmuştur. Yoksa kayıp şehir Atlantis ortaya mı çıkıyor?

PEKİ, DÜNYA BU ŞEHRİN SIRLARINA ŞAHİT OLMAYA HAZIR MI?

“Atlantis Şifresi sizi gizemin, merakın, heyecanın ve maceranın üst seviyelerine taşıyacak.”
Deepak CHOPRA

“Bir macera tutkununu tatmin edecek her öğe başarılı bir şekilde bir arada; sıra dışı bir aksiyon, korkusuz arkeologlar, karanlık oyunlar, çekişmeler, muhteşem sahneler.”
Kevin J. ANDERSON

“Kısa ve sürükleyici bölümler sizi Mısır’dan Rusya’ya, Afrika’dan Londra’ya götürüyor. Indiana Jones’u Da Vinci Şifresi’nde düşünün… Dan Brown’un taklitlerini bir kenara bırakın! Atlantis Şifresi bu oyunu hakkıyla oynuyor.”
BOOKLIST

”Brokaw’ın kahramanı adeta kırbaçsız Indiana Jones. Arkeoloji’nin bu kadar keyifli olabileceğini kim tahmin edebilirdi ki? Muhteşem bir roman.”
Stephen COONTS

Kendinde kaybolan herkes bilir.
Hiçbir şehir büyük değil insanın içi kadar...

Zarif’Bey, bir alıntı ekledi.
09 Nis 23:16 · Kitabı okuyor

Kalbimde bir hayâli kalıp kaybolan şehir!
Ayrılmanın bıraktığı hicran derindedir!

Çok sürse ayrılık, aradan geçse çok sene,
Biz sende olmasak bile, sen bizdesin gene.

Duruş  Gençlerle Yüz Yüze, Ahmet Davutoğlu (Beyatlı, Kendi Gök Kubbemiz)Duruş Gençlerle Yüz Yüze, Ahmet Davutoğlu (Beyatlı, Kendi Gök Kubbemiz)

2017 Yılında Okuduğum Kitplar :)
1-Bir Adam Yaratmak - Necip Fazıl Kısakürek
2-13 Vakti: Dönüşüm - Tülin Baturu Ocak
3- Asla Arkana Bakma - Tess Gerritsen
4- Haberci - Halil Cibran
5- Sır Küpü - Turgay Güler
6- Hatıralarım - Hasan El Benna
7- Ve Dağlar Yankılandı - Khaled Hosseini
8- Rabbini Arayan Thomas - Furkan Aydıner
9- Son Umut - Halit Ertuğrul
10- Küçük Kara Balık - Samed Behrengi
11- Domaniç Dağlarının Yolcusu - Şükufe Nihal
12- Bozkurtlar - Hüseyin Nihal Atsız
13- Kuyucaklı Yusuf - Sabahattin Ali
13- Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali
14- Ruh Adam - Hüseyin Nihal Atsız
15- Kuşlar Yasına Gider - Hasan Ali Toptaş
16- Abidler Yolu - İmam Gazali
17- İnsanın Dört Zindanı - Ali Şeriati
18- Lâl - Burak Karakuş
19- Deli Kurt - Hüseyin Nihal Atsız
20- İslam - Sezai Karakoç
21- İçimizdeki Şeytan - Sabahattin Ali
22- Yeşil Mürekkep - Osman Balcıgil
23- Şark Kızı - Halit Ertuğrul
24- A'mak-ı Hayal - Filibeli Ahmed Hilmi
25- Semerkant - Amin Maalouf
26- Bir Dehanın İzleri - II.Abdülhamit - Talha Uğurluel
27- Nietzsche Ağladığında - Irvin D. Yalom
28- Düş Sarısı - Yusuf Güroğulları
29- Beyaz Usta Siyah Çırak - Bahadır Yenişehirlioğlu
30- İnsan - Ali Şeriati
31- Kendini Arayan Adam - Halit Ertuğrul
32- Gönlüme Hu Düştü - Halit Ertuğrul
33- Zindan Hatıraları - Zeynep Gazali
34- Selçuklu’nun Şifreleri - Talha Uğurluel
35- Osmanlı'nın Şifreleri - Talha Uğurluel
36- Arzın Kapısı Kudüs - Mescid-i Aksa - Talha Uğurluel
37- Yoldaki İşaretler - Seyyid Kutub
38-Ulu Hakan - Necip Fazıl Kısakürek
39- Abdülhamid'in Kurtlarla Dansı - Mustafa Armağan
40- Beyhude Ömrüm - Mustafa Kutlu
41- . Hesap Günü - Mustafa Kutlu
42- İkra - Fatih Duman
43- Küresel Düzenin Şifreleri - Ramazan Kurtoğlu
44- Bin Muhteşem Güneş - Khaled Hosseini
45-Para Oyunu - Ramazan Kurtoğlu
46- Bir Değirmendir Bu Dünya - Cahit Zarifoğlu
47- Simyacı - Paulo Coelho
48- Veba - Albert Camus
49- Satranç Oynayan Derviş - A. Ali Ural
50- Peygamberin Aynaları - A. Ali Ural
51- Ah'lar Ağacı - Didem Madak
52- Beş Şehir - Ahmet Hamdi Tanpınar
53- Posta Kutusundaki Mızıka - A. Ali Ural
54- Nurlar Hazinesi - Muhiddin-i Arabi
55- Bostan - Şeyh Sadi Şirazi
56- Üç Kız Kardeş - Anton Çehov
57- Martı - Anton Çehov
58- Gizli Buzlanma - A. Ali Ural
59- Körün Parmak Uçları - A. Ali Ural
60- Yangın Merdiveni - A. Ali Ural
61- Vadideki Zambak - Honore De Balzac
62- Vanya Dayı - Anton Çehov
63- Bu Ülke - Cemil Meriç
64- Aysel - Halit Ertuğrul
65- Miftah - Fatih Duman
66- . Kapına Geldim - Halit Ertuğrul
67- Kaybolan Yıllar - Güler Bilkay Aygün
68- Küçük Prens - Antoine De Saint-Exupéry
69- Cehennem - Dan Brown
70- Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler - Rasim Özdenören
71- Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş... - José Saramago
72- Kitaplardan Korkan Çocuk - Susanna Tamaro
73- Türklerin Serüveni - Cansu Canan Özgen
74- Makyaj Yapan Ölüler - A. Ali Ural
75- Biri, Hiçbiri, Binlercesi - Luigi Pirandello
76- Dokuzuncu Hariciye Koğuşu - Peyami Safa
77- Allah'ın İsimlerinin Sırları... - Arif Arslan
78-Gökyüzüne Bakmanın Faydaları... - İmam Gazali
79- Müslümanca Yaşamak - Rasim Özdenören
80-Yeniden İnanmak - Rasim Özdenören
81-Gül Yetiştiren Adam - Rasim Özdenören
82-. Aşk Yükleniyor - Burcu Kırmızıgül
83- İslam Deklarasyonu - Aliya İzzetbegoviç


Bu küçük listeden seçecek olursam bana ve bizatihi hayatıma etki eden kitaplar ve üzerimde etki bırakan kitaplar sırasıyla ;

8- Rabbini Arayan Thomas - Furkan Aydıner
9- Son Umut - Halit Ertuğrul
13- Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali (Beni anlatan tek kitap:)
27- Nietzsche Ağladığında - Irvin D. Yalom
36- Arzın Kapısı Kudüs - Mescid-i Aksa - Talha Uğurluel
38-Ulu Hakan - Necip Fazıl Kısakürek
50- Peygamberin Aynaları - A. Ali Ural
63- Bu Ülke - Cemil Meriç
65- Miftah - Fatih Duman
70- Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler - Rasim Özdenören
71- Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş... - José Saramago
77- Allah'ın İsimlerinin Sırları... - Arif Arslan
80-Yeniden İnanmak - Rasim Özdenören
81-Gül Yetiştiren Adam - Rasim Özdenören
83- İslam Deklarasyonu - Aliya İzzetbegoviç

Okuduğum en berbat kitap ise...
29- Beyaz Usta Siyah Çırak - Bahadır Yenişehirlioğlu

Diğerlerini de tabiki de iyiki okumuşum ama bunların yeri başkadır başka :)

Hasan HAKAN, bir alıntı ekledi.
22 Mar 17:35 · Kitabı okudu · 6/10 puan

Önsöz
Beş Şehir'in asıl konusu hayatımızdan kaybolan şeylerin ardından duyulan üzüntü ile yeniye karşı beslenen iştiyaktır.

Beş Şehir, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 9 - Dergah)Beş Şehir, Ahmet Hamdi Tanpınar (Sayfa 9 - Dergah)
S. Ali, bir alıntı ekledi.
28 Şub 11:56 · Kitabı okuyor

IŞİD Kimdir?
Kabul ettirmeye çalıştıkları adı Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) olan. Irak ve Levant İslam Devleti (ILİD) olarak da bilinen, Irak'ta El-Kaide, İslam Devleti (İD) veya Arapça DAEŞ olarak bilinen İslamcı bir terör örgütü, 2014 yılının yazında dehşet verici bir başarı dalgası yaratarak şaşırtıcı askeri başarılar elde etti. En modem silahlar ve savaş araçlarıyla donatılmış olan IŞİD, stratejik şehir Musul'u ve Kerkük dahil Irak'ın petrol merkezlerini ele geçirdi. Daha sonra sınırı aşarak Suriye'ye, oradan da Türkiye sınırına kadar geldi.

Tanrıların Gazabı Kaybolan Hegomonya, F. William Engdahl (Sayfa 14 - Kaynak Yayınları - 1.Basım 2017)Tanrıların Gazabı Kaybolan Hegomonya, F. William Engdahl (Sayfa 14 - Kaynak Yayınları - 1.Basım 2017)
Elif Kp, bir alıntı ekledi.
26 Şub 00:30 · Kitabı okudu · İnceledi · Puan vermedi

Şimdiki Adana-Saimbeyli
Şimdilerde bir Anadolu haritasını göz önüne getirir ve Torosdağları bölümüne bakarsanız "HAÇİN" adında bir şehir ismi göremezsiniz. Çünkü Haçin; kaybolan, yakılarak yok edilen ve hatırlanmak istenmeyen bir şehrin adıdır.

Haçin, Cezmi Yurtsever (Sayfa 5)Haçin, Cezmi Yurtsever (Sayfa 5)
özlem, Mehmed Akif'i inceledi.
 20 Şub 13:41 · Beğendi

Altın yaldız çerçeveli, gün ışığını hafif tozlanmış camında biriktirmiş dikdörgen bir pano. Ve bir yazı.. O yaldızlı ve ışıklı kenarlarına rağmen hafif sararmış bir kağıda kopkoyu bir kalemle el yazısıyla yazılmış :

Korkma!

Hemen yanında ise başka bir çerçeve. Aynı boyutlarda ve renklerde, sağ kol ve bir arkadaş gibi duran ve kimbilir sesizlikte, herkes vefasıyla bir köşeye çekildiğinde, o derin uykusuna.. Yoldaşlık eden bir başka yazı, aynı koyu harflerle..

Gençliğe hitabe!!

Ve tüm bu birliğin yaldızlı seması, Güneşi.. Dört köşeli bir çerçeveye sığmayan Hayat..

Al Bayrak

..

Koridorda çocukların şen kahkahası.. Hepsi aynı güneşin eteklerinde büyüyen minik tomurcuklar gibi. Hepsi birer yarın ve ben hiçbir zaman ısıtamadığım parmak uçlarımla, lacivert renkli mürekkepli kalemimi elime alıp hafif sararmış bir kağıda, el yazımla yazıyorum…

Korkma!



Sezai Karakoç'un Mehmet Akif Ersoy'un yaşamını makaleleleriyle konu aldığı bu eserinde sadece bir gazete yazısını ve bir şairin ruhunda birikmiş ızdıraplar bütünü görmeyeceksiniz. Bir kor var bu satırlarda ve belki bu korun aydınlığını görenler Sezai Karakoç'u biraz Mehmet Akif Ersoy 'a benzetmektedirler..

“ … Duygulu, ince, derin mü min ana. Bilgili, yürekli, yaman baba. Yavaş yavaş Devleti derleyip toparlayan bir hükümdar. Savaş, sokak, güvercin,mevlüt, kadir geceleri, ramazan, şiir, mahya.. ve bütün bu fonun üstünde beliren, gittikçe beliren çocuk … “

“ … Yaralı asker, kan, sönen ocak, batan saadet, kaybolan, giden ve geri dönmeyen baba, sabreden anne, boşaltılan şehir, göç göç göç… Böyle böyle Akif büyüyor, yetişiyor, tarihin ve tabiatın güneşinde vücut ve ruh çömleği pişiyor, çelikleşiyor. “


… Büyüyor Mehmet Akif bir ateş gibi.. Devleşmiş bir insan gibi bir çocuğun kalbinde. Gözyaşları kurumuş bir ırmak gibi, ırmak olmaktan vazgeçmemiş sonsuz bir manzara gibi…
Asım Gençliği gibi.. Isınmayan o küçük parmakları tek bir güneşi göstererek ve o güneşe gülümseyerek, gelecek gibi…



Uyanmak istediğiniz bir kabus düşünün ve içinde siz dahil tüm hayatınızın karakterleri… Hepsinin havada paramparça oluşunu… Bir puzzle bile daha insaflıdır bu kareye.
Nefes alacak bir havanın olmayışını.. Hava ki kül ve kan kokularıyla bütünleşmiş.. hava ki simsiyah ve Asım' ın daha dün gösterdiği o güneşin, o yıkımın ardında tüm ışığı ve sancısıyla varolmaya çalıştığı.. Bir başka güneşin doğma telaşını.. Bir güneşin öldüğünü.. Her insan ve onun ışığıyla can bulan…


Tek bir soluk alsa Şair, uyansa en iyisi.. ama ne mümkün!! Tüm toprak parçasının altından kayıp gittiğini bir başka düşte görüyor sanki..
Cehennem, içi kurumuş yağmur taneleri gibi yağıyor insanlığın üstüne. Yaşamın üstüne, Güneşin üstüne..

Ve rengini yaldızlardan, gün ışığından alan hafif sararmış bir kağıt uçuşuyor göklerden göklere…

Işık, alabildiğine belirgin..
Gözleri karartıyor, kötülüğün gözlerini kamaştırıyor, çocukların kaderini topluyor ve toprağın derinlerinde kalan yemişlerini bırakıyor günlerdir aç susuz kalmış yüreklerine.. gülüşler alıyor o minik gözlerden, görüyor çocuklar yarınlarını.. Büyüyorlar bir bir…

Sararmış o tek sayfa daha güçlü olarak ve dünyanın dönüşünün tam tersiyle usulca şairin ellerine düşüyor, beyaz bir tüy gibi…


Kanıyla, canıyla, insanıyla ve insanını her bir harf kılıp yazıyor;
Korkma!

Kelimeler boynu bükük bir el yazısı.. kelimeler kopkoyu, kemiklerin ruhu kül ve kan..
Şair gözlerindeki o maviliği bırakıyor yeniden, bir çocuğun inandığı gelecekle bütünleşiyor kelimeler ve tekrar yazıyor;
Korkma!

Bir rüzgar alıyor cihanı, ışıklı bir toz bulutunda…
Ayaklar altında durmayan yer uyanıyor asırlık uykusundan. Açlığını gideriyor yabancıyla..
Şaire bakıyor, şairin tozlanmış bir aynadaki aksi gibi…

Bir diriliş yazılıyor topraklarımda.
Barbarların ayak izlerinin yerle bir olduğu Anadolu'da…
İnsanlığın Dirilişi.




Kalemimdeki mürekkep, kimbilir kaç sayfayı geçmiş diye bakıyorum.
Bir kelimenin son harfinde birikmiş
Korkma!

Ve birisi sesleniyor adımı.
“ Geç oldu, çıkmayacak mısınız? “ diye..

Onaylayarak, geleceğimi söylüyorum..

Bir şey görüyorum, birini.. hafif kırılmış o tozlu okul camının manzarasından.
Daha önce hiç görmediğimi düşündüğüm bir adam..
Hayır.. gördüğüm! Çok çok iyi tanıdığım..
Ve beni ben gibi iyi tanıyan…

Ellerinde bir şey var..
Ellerim.. sayfam??
Ellerim bomboş.

Ellerinde sayfam, birikmiş mürekkebiyle kelimeler tanıdık..

Anlayamıyorum…

Bakışlarıyla, anlıyorsun diyor.
Bakışlarıma İnsanlığı bırakıp..

Kirpiklerim yorgun, yer sabit değil..

Ve masamda bir kağıt aynı renk ve el yazısıyla....
Tek bir farkla..
Harfler kül ve kan
Harfler İnsanlık…


" https://soundcloud.com/...emal-genclige-hitabe "


Vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkür eder,
Vefa dolu, Işık dolu okumalar dilerim..

Saygı ve Sevgiyle...