Kayıp yaşantısı olan insanlar ilişkilerinde büyük bir emniyet mesafesi bırakarak, kendilerini duygusal olarak tam anlamıyla vermeyerek, yeni bir kayıp yaşamaktan korunmaya çalışırlar. Ama böyle yaptıklarında aslında tam da engellemek istedikleri şey başına gelir. Belli bir yakınlıktan öteye geçemedikleri, kendilerini duygusal olarak açamadıkları için ilişkileri belli bir noktada tıkanıp kalır, belki de gerçek anlamda hiç başlamadan biter
Üretebilmek için yalnızlığa ihtiyaç duyarız. Ama ürettiğimiz şeyi gösterebileceğimiz ve bunun sonucunda takdir, onay göreceğimiz biri yoksa üretmemizin de anlamı yoktur. Yalnızlık, uzandığımızda tutabileceğimiz bir elin varlığında haz veren bir yaşantıdır.
İyi ve huzurlu bir birliktelik ruhsal sorunlarla başa çıkma konusunda önemli bir silahtır. Bir insanın birey olarak kendini geliştirebildiği, olgunlaştığı en önemli alan yaşadığı birlikteliklerdir.
Verilen ve hissedilen sevgi o insanın ne kadar yanında olduğunuzla, ona ne kadar dikkat verdiğinizle, ihtiyaçlarını ne kadar karşılamaya çalıştığınızla ilişkilidir. İnsanlığı bir arada tutan bu unsur, türümüzün sağkalımı kadar bireylerin sağlık ve mutluluğunda da kilit öneme sahiptir. Ve bu beceri, özellikle de küçük bir çocukken size ne olduğuna bağlıdır.