Bölünmelerin tehlikeli biçimde arttığı bir dönemde, dinlemek zorundayız. İyi yazmak ve iyi okumak engelleri yıkacak. Etrafında toplanabileceğimiz yeni bir fikir, büyük bir insani tasavvur bile bulabiliriz.
Öykülerin etrafında büyük, göz alıcı endüstriler var: Kitap sektörü, film sektörü, televizyon sektörü, tiyatro sektörü. Ama sonuçta öyküler bir insanın başka bir insana şunları söylemesinden ibarettir: Ben böyle hissediyorum. Ne kastettiğimi anlıyor musun? Sana da öyle geliyor mu?
Yazıya dökülmüş kurmaca, eşsiz bir şey, başka formların yapamadığı bir şey sunmadıkça, sinema ve televizyonun kudreti karşısında tutunmayı nasıl umabilirdi?