Ancak şu da bir gerçek ki, insanı mutlu kılan, içimizi genişleten, bizi sevinçle sokağa koşturup, 'O kadar mutluyum ki, anlatılacak gibi değil' dedirten o muhteşem şeyler, acılı bir hayatla mümkün oluyor. Düşlediğimiz o acısız hayatın böylesine hoş güzellikleri yoktur. Çünkü acılara bakarak mutluluğu görebiliyoruz.
"Tanya yazgı ve yargı arasında gidip gelen onca mektuptan sonra kendi yazgısını kendi yargısına teslim eder. O yargıda sadece Onegin'in değil kendi yazgısı da vardır. Sadece katilin cinayet mahalline geri dönmediğini aynı zamanda maktulün de cinayet mahallinden ayrılamadığını anlarız."