Ben son zamanlarda her şeyden ümidimi kesmiş, kendimi gülen, oynayan hayattan ayırarak birkaç kitabın arasına atmış bulunuyordum. Sen bu karanlık ömrün içine bir sevinç ışığı gibi, kurumaya yüz tutan ekinlere can veren nisan yağmuru gibi birdenbire geldin.(...) Şimdi ömrümün tek gayesi var: bir gün evvel sana kavuşmak, seni kollarımın arasına almak, güzel, temiz yüzüne saatlerce, senelerce hiç doymadan bakmak. Ancak o zaman tam neşeli, senin istediğin gibi neşeli olabileceğim.