Giriş
Kitap; Sokrates ve toplantıda bulunan kişilerin diyalogları şeklinde yazılmış, “iyilik” “eşitlik” “güçlülük” “doğruluk” gibi kavramları derinlemesine irdeleyerek önce insanın sonra da en iyi devletin nasıl olabileceği sorusuna cevap arayan bir başyapıttır.
Kitabın dili çeviriyi yapan kişilerin kelime çevirisinden ziyade anlam çevirisine yönelik olduğu için anlaşılabilir şekildedir. Buna örnek olarak, orijinal metinde “adalet” “adil” şeklinde geçen kelimeler Türkçede kullanılan adalet kelimesinin anlamına uzak olduğu için “doğruluk” “doğru” şeklinde kullanılmıştır.
Kitap; 10 alt bölümden oluşmuştur. Bölümlerin içinde de numaralandırma yapılarak kitabın sonunda bulunan ekte numaralandırmada geçen konu özet olarak yazılmıştır. Okuyucunun konulara göre bölümü rahatlıkla bulması amaçlanmıştır.
Analiz
Kitabın ilk bölümünde toplantıya katılanların bir araya toplanmasını ve günlük meseleleri konuşurken “doğruluk” kavramının gündeme gelmesi ve tartışmaya başlanıldığını görüyoruz. Doğruluk kavramı önce günlük hayattan örnekler verilerek ve daha çok örneklendirme üzerinden anlamlandırmaya çalışılmıştır. Daha sonrasında doğruluk kavramını netleştirmenin zor olduğu bu yüzden de olumsuzu yani “eğrilik” kavramı üzerinden doğruluğu bulmaya çalışılmıştır. Eğrilik ve doğruluk kıyaslanarak hangisinin insan için daha iyi olduğu tartışılmıştır. “İnsanlar eğriliği, eğrilik yapmak korkusundan değil, eğriliğe uğramak korkusundan ayıplarlar.” Bu cümle bu bölümde en çok etkilendiğim cümlelerden biri oldu. Günümüz toplumlarının en büyük problemi “görülmek” olmasına karşın insanlar artık eğri olarak görülmekten çekinmiyorlar. Aksine eğriliklerini göstererek “Beni böyle görün, bakın ben eğriliğimle sizin doğruluğunuzdan farklıyım.” demek istiyorlar diye düşünüyorum.
İkinci bölümde ise