Bazen canım sıkılıyor, derin bir nefes alıyorum ve geçiyor. Bırakın gitsin. Bu kadar kolaydı aslında var olmak ama yaşamak bir çaba gerektiriyordu. Biliyor musun? Ölüm hiçbir şeydir ama bir kalp atışı uzaklıktadır. O yüzden ânı yaşamalı, iliklerine kadar tadını çıkarmalı hayatın."
Aklımda tek bir şey vardı. Alex Garland'ın Kumsal filminde yer alan şu cümleler:
"Ben mi? Hâlâ cennete inanıyorum. Ama artık biliyorum ki orası arayıp bulabileceğimiz bir yer değil. Çünkü orası gidilen bir yer değil. O, bir şeylerin parçasıyken hayatta hissettiğiniz bir andır. Ve o ânı bulursanız, sonsuza dek sürer."
Ne güzeldi; zihnimi meşgul eden hiçbir şey olmaksızın, siyah ruhumu gömmüş beyaz ruhumun huzuruyla, estiği gibi hareket ederek sadece bulunduğum ânın tadını çıkarmaya odaklanmak. Okul sıralarında bu duygudan bahsetmemişlerdi bana, öğrenmenin tek yolunun yaşamak olduğunu yeni yeni anlıyordum.