Demek ki algilari bu kadar guclu olan insanlar, daha cocukluktan, ne yapmalari gerektigine karar veriyorlar. Ya veremeyenler? Hicbir konuya cok fazla egilim duymayip da ortalikta gezinenler? Insanligin ezici cogunlugunu olusturan bu kisiler, rastlantilarla bazi mesleklere itiliyor ya da bir omur boyu ne yapmalari gerektigini dusunup duriyorlar.
Kendi varligini baska bir varlik icinde eritmek isteyen kisi cok gucludur. Yenen degil yenilen olmak ister, kazanan degil kaybeden, bencillik degil fedakarlik yapan olmaya calisir. Cunku ego onun efendisi degildir artik. Adina ask denilen yeni bir efendisi vardir.
Ben bir iyimserim, hem de iflah olmaz bir iyimser. Arkadaslarimin da cogu kotumser.
Oturup konustugumuzda ve memleket ahvalini gozden gecirdigimizde hepsi agiz birligi etmiscesine diyorlar ki "Isler bundan kotu olamaz. Dibe vurduk artik!"
Tipik bir kotumser yaklasimi. Ben de bir iyimser olarak onlara diyorum ki, "Hayir! Her sey daha kotu olabilir."
Denizi, insanlarin, onu sevdiklerinde, Ispanyolca adlandirdiklari gibi la mar olarak dusunurdu daima. Onu sevenler kimi zaman hakkinda kotu seyler soyler ama daima sanki bir kadinmiscasina soylenir bunlar.