Artık acımıyorum. Cezalandırıldığı andan itibaren, bu ceza ona ağır da gelse, kız artık rahatlamıştır... Korku, cezadan daha berbattır çünkü ceza bellidir, ağır veya hafif; bilinmeyen bir şeye kıyasla ceza, daha az ürkütür... "İçerideki gözyaşları dışarı akandan faha fenadır..."
Birçok kadın için, sürekli memnun olmak, umutsuz durumlarda yaşanan devamlı tatminsizlikten daha yıkıcıdır. Bazen tokluk da açlıktan daha kışkırtıcı olabilir.
Her güzel şey gibi bu eşsiz eserin de sonuna gelmiş olmanın verdiği üzüntü ve huzurla yazıyorum.
Öncelikle birdaha ilk kez böylesine geniş, etkileyici ve muhteşem bir evrene ait böylesine bir eser okuyamayacağım için üzgünüm (Tabiiki Orta Dünya evreninin Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi dışında kalan çeşitli hikayelerini de bitireceğim, başta Silmarillion olmak üzere). Her zaman en sevdiğim eser olacak Yüzüklerin Efendisi. Filmlerinden aşina olduğum bu dünyayı kitaptan okumak apayrı bir keyifti. Özellikle Kralın Dönüşü kitabı filmlerde çok çok daha iyi işlenebilirdi. En basitindan Sam'in Yüzük Taşıyıcısı olması ve Saruman'ın aciz ölümü eksik ve hatalı işlenmiş filmlerinde.
Her neyse bu muhteşem 6 kitabın birleştiği üçleme eserde beni en çok etkileyen kısımları sırasıyla: Khazad-Dûm Köprüsü, Lothlórien, Miğfer Dibi, Gondor Kuşatması, Hüküm Dağı ve Gri Limanlar kısmı oldu. Onun dışında tabiiki kitabın her bir sayfasındaki betimlemelere, Karanlığın hizmetkarlarının dehşetine, Kadim Soy'un etkileyiciliğine, Ulu mekanların tasvirlerine ve kitabın her bir detayına hayran kala kala okudum. Bazen az bazen çok okuyarak ama her sayfasında ayrı bir keyif alarak çeşitli duygular yaşadığım ve en önemlisi beni bambaşka muhteşem bir evrene alıp götüren bu muhteşem esere ve yazarına teşekkür ederim.
Ne mutlu ki bana, artık Yüzüklerin Efendisi'ni okuyanlar ve okuyacaklar arasında "okuyanlar" safına geçmiş bulunuyorum. Bu muhteşem eserin üstüne filmlerini de tekrar izleyip görsel hafızamı da şenlendireceğim. Şuan bildiğimiz fantastik dünyanın neredeyse hepsinin yaratıcısı olan bu eşsiz evrenin en eşsiz eserini kesinlikle okumadan bu dünyadan göçmeyin derim.
"Evet, işte sevgili dostlar sonunda burada, Deniz'in kıyılarında Orta Dünya'daki yol arkadaşlığımız bitiyor. Barışla gidesiniz! Ağlamayın, demeyeceğim; çünkü bütün gözyaşları kötü değildir."