Bundan böyle dans etmeyeceğim, çaya da gitmeyeceğim. İnsan dans ediyor, yerine dönüyor. Çoktandır dans pistinden oturduğum yere kadar yürürken çok garip şeyler duyuyor, sıkılıyor, pişman oluyordum. Kesinlikle bunun ne demek olduğunu bilemiyorum ama iğrenç bir şey: Pistten oturulan yere kadar yürümek.
Anlamak ya da bilmek açmazlardan kurtulmak demek değildir ki. Ben özgürlüğümü elde etmeden mutlu olamayacaksam, dünya da bana bunu vermemekte direnmekteyse,mutlu olamayacağım demektir. İnsan mutsuzluğunu birileriyle paylaşarak dayanabilir bu dünyaya belki.
Alice’i konuşurken, sönmüş bir mumu yakarken, tabaklarla mutfağa koşarken, alnına düşen sarı saçlarını geri itişini seyrederken kendimi romantik nostaljiye kapılmış buldum. Romantik nostalji, sevgilimiz olabilecek ama şans eseri nedense olmamış kişiler gördüğümüzde ortaya çıkar.