Düşüncelerinize uzaktan bakmayı başarabilirseniz, onlara daha kolay tahammül edersiniz.
Düşüncelerinize belirli bir mesafeden bakmayı başarmakla, onları fevri ve tepkisel olmaktan çıkarabilirsiniz.
Düşünceniz üzerinde düşünür ve böylece nasıl davranacažınıza usul usul karar verirsiniz.
İşte bu, kabulleniştir.
Düşen bir uçak hayal ettiğimiz için uçağa binmiyor, insanların güvenilmez olduğunu düşündüğümüz için sır paylaşacak bir dost edinmiyor, bizim için daha iyisi olmayacağını düşündüğümüz için sıkıntı veren bir ilişkiden kurtulamıyor başarısız olmaktan korktuğumuz için önümüze çıkan fırsatları tepebiliyoruz.
Böylece fırsatlar, ihtimaller, davranış biçimleri giderek daralıyor, zira gerçek ile kurmacayı doğru bir biçimde ayrıştıramıyoruz...
Eşitlik ve adaletin olmadığı bir dünyada, kahrı hep analar yükleniyor. Çocuklarının kahrını, son nefeste, bu kez ölü gövdeleriyle yine analar üstleniyor....