Cemiyet içinde aldıkları mevki ve vazifenin onlara verdiği şahsiyet, tabiatın şekil verdiği asıl benliklerini o kadar gölgelemiş,seneler geçtikçe o kadar gerilere itmiş,boğmuştur ki ,kendileri bile bu asil benliklerini aramaya kalksalar ,herhalde içlerinde karanlık bir boşluk,bir kargaşalıktan başka bir şey bulamayacakardır.
Söyleyen de dinleyen de o anda başka bir şey düşünüyor gibidir.
Halbuki hiçbir şey düşünmezler. Ama bundan şikayetçi değildirler.Hatta canları sıkıldığının bile farkında değildirler. Boş da olsa gülerler ve hallerinden memnun olmasalar da hayatlarında bir değişiklik istemezler.