İnsanı madde, haz ve tüketim gibi ondan ontolojik olarak daha aşağıda olan şeyler üzerinden temellendirmeye çalışan her yaklaşım, insanı özgürleşmeştirmez, köleleştirir. İnsan ancak kendinden ontolojik olarak daha yüksek bir değere, ilkeye ve varlığa bağlandığı zaman özgürlüğe doğru bir adım atar.
İnsan ancak olgusal ve ontik olandan, atılmış ve fırlatılmış yerinden çıkıp aklen, ruhen ve varlıksal olarak kendi hakikatini kavramaya başladığında ontolojik manada sahih, sahici ve gerçek bir biçimde var olmaya başlar.