"Düşünme eyleminde Varlık dile gelir. Dil, Varlık'ın evidir. Bu evde insan ikamet eder. Düşünenler ve kelimelerle yaratanlar, bu evin muhafızlarıdır."
Heidegger
Aydınlanma'nın efendi öznesinin ürettiği modern tekno-medeniyet "Eşyanın hakikatini ben belirlerim, ona istediğim şekli veririm." dediği için her gün tabiatla savaşarak, eşyanın mahiyetiyle kavga ederek, zorlayarak, kırarak ve dökerek bizi sonu belli olmayan bir yere sürüklüyor. Kendi özünü özgürleştirememiş ve eşyanın hakikatini kavrayamamış bir medeniyetinin istikameti, mağaranın dışı değil, içine doğru uzanan karanlık bir dehlizlerdir.
Temel mesele özne olarak kendimizi Varlık'ın karşısında önünde yahut üstünde değil, onun yanında, arasında ve onunla birlikte konumlandırmaktır.