Kemâl Acar

Kemâl Acar
@kemalacar
Çin imparatorluk toplumu, zaman zaman o yönde bazı adımlar atılmış olsa da hiçbir zaman Batı Avrupa'da feodalizmin son aşamalarında ortaya çıkan, ticaretle ve manifaktürle uğraşan kentli sınıfla karşılaştırılabilecek bir sınıf yaratamadı. Bu farklılığın en açık nedenlerinden birinin, imparatorluk yönetiminin ülkeyi birleştirmedeki başarısı olduğu ileri sürülebilir. Avrupa'da, Papa ile İmparator ve krallar ile soylular arasındaki çatışmalar, kentlerdeki tacirlerin geleneksel tarım toplumunun kabuğunu kırmalarına izin vermişti; çünkü tacirler, bu çok yönlü rekabet içinde değerli bir güç kaynağı oluşturmaktaydılar. Avrupa'da tacirlerin geleneksel toplumun kabuğunu kırmayı ilk kez, feodal sistemin genellikle daha zayıf olduğu İtalya'da başardıklarını belirtmekte yarar var.
Sayfa 222
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Uzun süren duraksamalardan (tereddütlerden) sonra vardığım sonuç, Amerikan İç Savaşı'nın, haklı olarak "kentli kapitalist demokrasi" ya da "burjuva kapitalist demokrasisi" denebilecek bir akımın devrimci saldırılar dizisinin sonuncusu olduğudur. Hemen belirtilmesi gereken bir nokta, güneydeki plantasyon köleciliğinin endüstri kapitalizminin gelişmesini köstekleyen bir nitelik taşımadığıdır. Dahası, bunun tam tersine, plantasyon köleciliğinin Amerikan endüstrisini, büyümesinin erken evrelerinde desteklediği söylenebilir.
Sayfa 152
Fransız Devrim'i daha önce ekonomik erkin yüksek komuta noktalarını ele geçirmiş bir burjuvazinin siyasal iktidara el koyması biçimindeki dar anlamıyla bir burjuva devrimi değildi. Burjuvazinin safları arasında bu role hazırlanan bir grup da vardı; ama mutlak monarşinin daha önceki tarihlerde yaptıkları, bu grubun söz konusu işi daha çok kendi gücüyle başarabilmesini sağlayacak derecede güçlenmesini önlemişti. Gelişmeler bu yönde değil, burjuvazinin çeşitli kesimlerinin iktidara, düzenin ve krallığın yıkılmasının ortalığa salıverdiği kentli plebler arasında güçlenen radikal akımların sırtında yüklenmesini sağlayacak yolda ilerledi.
Sayfa 148
Kapitalizmin sınırlı bir sızması, ne tarım alanında devrimci değişikliklere yol açmış ne de köylülüğü ortadan kaldırabilmişse de, gelişme biçimi, köylülerin ancien régim'e karşı besledikleri düşmanlığı körükleyip kısa sürede arttırıcı bir etki yarattı. Köylüler, feodal özentilerin arttırılmasını ve kurnaz avukatların yardımıyla bazı eski ödentilerin canlandırılmasını öfkeyle karşıladılar. Daha da önemlisi, hükumetin çitlemelere göz kırpması, köylüleri monarşinin karşısına geçirdi. 1789 yılına ait, pek çok köy (komün) "defteri"nde (cahiers) ısrarla eski düzene geri dönülmesi ve kitle ve kararnamelerinin kaldırılmasını istemekteydi. Bu gelişmelerin sonucu, "Üçüncü Zümre"nin yani halk sınıflarının kendi içinde bütünleştirilmesinden, pek çok köylüyle ve kentlilerin bir bölümünün eski düzene karşı daha sert bir muhalefete itilmesinden başka bir şey olmadı. İşte bu eğilimler Avrupa'nın en zengin köylülüğünün niçin devrimin belli başlı güçlerinden biri durumuna geldiğini açıklanmasına yardımcı olmaktadır.
Sayfa 99
Fransız toplumunun, İngiltere benzeri, kentli burjuvaları andıran bir toprak beyleri parlamentosu yaratabilmesi olası değildi. Çünkü Fransız monarşisinin gelişmesi, toprak sahibi yukarı sınıfların siyasal sorumluluklarının büyük bir bölümünü ellerinden almış ve burjuvazinin gelişme eğiliminin büyük bir bölümünü kendi amaçlarına uygun hedeflere yönelmişti.
Sayfa 95