Kemâl Acar

Kemâl Acar
@kemalacar
Japonya'da çağdaş dünyanın gelişi, tarımsal üretimde artışı da beraberinde getirdi; ama bu artış, daha çok pirinci, kapitalist ve feodal düzeneklerin karışımı bir yolla köylülerden çeken bir küçük mülk sahipleri sınıfı yaratmak yoluyla gerçekleştirildi.
Sayfa 345
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Ne var ki, Japon toprakbeyinin devletle ilişkilerin neredeyse İngiltere'dekinin tam tersiydi. İngiliz küçük soyluları (squire) devleti, mülk sahibi köylüleri topraklarından sürmek ve az sayıda kiracı alıkoymak amacıyla kullandılar. Japon küçük soyluları onları topraktan sürüp çıkarmadılar; tersine geçmişten getirdikleri bazı levyelerle birlikte, devleti, köylülerden rant sızdırmak ve ürünü açık pazara satmak amacıyla kullandılar. Bu durumda Japon toprakbeyinin, sosyolojik bakımdan on yedinci yüzyıl İngiliz centilmeninden çok, aynı tarihlerin ticarete açılan Toulouse soylusuna benzediği söylenebilir.
Sayfa 345
Japonya'nın Meici döneminin başlangıcında bir endüstri toplumu olma yolunda attığı ilk adımlar, toplumun tabanını oluşturan nüfustan daha fazla kaynak çekmeyi amaçlayan bildik yöntemlerdi. Sovyet Rusya'da olduğu gibi Japonya'da da Marksistlerin "ilksel kapitalist birikim" dedikleri, bu tarım toplumundan endüstri toplumuna atlamaya yetecek kapitalin toplanmasının bedelini daha çok köylüler ödediler. Ancak büyük ölçüde Meici yönetiminin endüstrileşmeyi gerçekleştirmek sorumluluğunu farklı kesimlere vermesi nedeniyle Japon deneyimi, Sovyet deneyiminden taban tabana zıttı bir yönde gelişti.
Sayfa 328
Japonya'da, tarım toplumundan endüstri toplumuna geçiş sırasında bir köylü devriminin görülmeyişinin birbirleriyle bağlantılı üç nedeni olabilir. Önce Togugava vergi sistemi, çıktılarını (üretimlerini) arttırabilecek kadar enerjik, çalışkan köylülere gittikçe artan bir ürün fazlasını bırakabilecek bir sistem olarak görünüyor; bu vergi sisteminin böylece Togugava yönetiminin son dönemlerinde başlayan ve Meici yönetimi zamanında da süren üretim artışını itici bir etkisi olmuştur. İkincisi, Çin ile büyük bir zıtlık gösteren Japon kır toplumunda, köylü topluluğuyla bağlı oldukları feodal üstbey arasında, daha sonraki tarihlerde ise feodal beyin yerini alan toprakbeyiyle köylü topluluğu arasında sıkı bir bağlantı vardı.(...) Üçüncü olarak, sözü edilen bütün bu kurumların, gerek eski düzenden devralanan gerekse çağdaş topluma uygun olarak benimseyen baskıcı düzeneklerin yardımıyla, ticarete yönelik tarıma uyarlanma yeteneğine sahip oldukları görüldü.
Sayfa 311
Rusya'da ve Çin'de barışın ve düzenin kuruluşu, doruğuna köylü devrimlerinde ulaşacak olan çok uzun bir sürecin tarihte başlangıçta ne ölçüde söz edilebilirse o ölçüde bir başlangıcı oldu. Bu iki ülkede, tarımsal temellere dayanan bürokrasiler ("tarımcı bürokrasiler") bağımsız bir tacirler ve imalatçılar sınıfının gelişmesini engelledi. Gerçeği biraz basitleştirme pahasına, bu ülkelerde bir burjuva devriminin gerçekleşmeyişinin bir köylü devrimine, köylü devriminin de totaliterci yoldan gerçekleştirilen bir çağdaşlaşmaya yol açtığını söyleyebiliriz. Japonya'nın gelişmesiyse, Rusya'dan ve Çin'den farklı daha çok Almanya'nınkine benzeyen bir yol izledi.
Sayfa 283