İlk organizmalar mutlak doğru bir zekâ ya da tanrının eliyle yaratılmadı. Karmaşık bir deneme yanılma süreci ile meydana geldiler. Dört milyar yıl boyunca günden güne daha da karmaşıklaşan mutasyonlar ve telafi mekanizmaları ağaçların, dinozorların, ormanların ve nihayetinde insanların evrimine yol açtı. Şimdi ise kontrolünü kaybedebileceğimiz ve yalnızca kendi türümüzü değil sayısız diğer yaşam formunu da riske atabilecek yabancı bir inorganik zekâ yarattık. Alacağımız kolektif kararlar, bize son derece yabancı bir zekâyı yaratmanın ölümcül bir hata mı, yoksa yaşamın evriminde umut dolu yeni bir çağın başlangıcı mı olduğunu belirleyecek.
Nasıl "orman kanunları" yalnızca bir mitse, ilahi adaletin er ya da geç gerçekleşeceği düşüncesi de efsanedir. Tarih birçok yöne bükülebilir ve çok farklı hedeflere ulaşabilir; son derece öngörülemezdir. Homo sapiens kendini yok etse bile, evren kendi işini yapmaya devam edecektir. Karasal evrimin son derece zeki hayvanlardan bir uygarlığı kurması dört milyar yıl sürdü. Biz yok olsak bile, evrimin mesela son derece zeki farelerden oluşan bir uygarlık üretmesi belki yüz milyon yıl daha alacaktır ama önünde sonunda üretecektir. Evren sabırlıdır.
Bilgi, gerçek değildir. Temel görevi, temsil etmekten ziyade bağlantı kurmaktır ve tarih boyunca bilgi ağları genellikle gerçekleri düzene kurban vermiştir.
Teknoloji nadiren deterministiktir ve aynı teknoloji çok farklı şekillerde kullanılabilir. Ancak kitap ve telgraf gibi teknolojiler icat edilmeseydi, Hıristiyan Kilisesi ve Stalinist yapı asla var olamazdı.