Çocuk bölgenin tek yerleşim yerindeki evlere, kulübelere ve ahırlara alaylı alaylı baktı. Yukarıdan bakınca ne kadar küçük ne kadar da eften püften görünüyorlardı. Çayın daha aşağısında aşağı kıyısında dost kayalarını gördü: ‘Deve’yi, ‘Kurt’u, ‘Eyer’i, ‘Tank’ı.. hepsini. Onları ilk defa buradan, Karavul dağının başından, dürbünle seyretmiş ve bu adları da o zaman vermişti.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dede:”Orman koyun sürüsü değil, dağılıp gitmez,” derdi, “ama yine de bakım ister, güzel olması gerekir. Yangın çıksa ya da dağdan büyük seller aksa, ağaçlar bir kenara çekilemez, yerlerinden kımıldayamazlar, durdukları yerde mahvolup giderler. Orman korucusunun görevi de onları mahvolmakta kurtarmaktır işte.”
Neyi görmek istese gösterirdi bulutlar. Onun mutsuz olduğunu, ah etseler, vah etseler de, kimsenin bulamayacağı bir yerlere kaçıp gitmek, uçup gitmek istediğini bilirlerdi.