Başını kaldırarak terziye" sen iyi bir terzisin, ama senden çok daha iyi bir terzi var" terzi biraz bozulmuş gibi oldu.
Genç "o diktiği yerde iz bırakmıyor ve ücret dahi almıyor" terzi biraz daha hiddetlenerek "kimmiş o!"
Genç tebessümle "O ALLAH’TIR! 2 hafta önce buraya geldiğimde avuç içlerim kabuk tutmamış yaralarla doluydu bak ne yara kalmış nede izi" diyerek ellerin terziye gösterdi.
İki ahşap tabure çekip oturduk. Şimdi önümüzde buharı tüten iki demli çay, fırından çıkmış taze simitler, arkamızda H.B. Veli türbesi ve karşımızda da ay yıldızlı bayrak’ın dalgalandığı Ankara kalesi vardı.