Öznur

Öznur
@kendimizeaitbiroda
"Bana öyle baktığında aklından ne geçtiğini hep merak etmiştim," diye mırıldandı. "Nasıl baktığımda?" "Çözülmesi gereken bir denklemmişim ve cevabı çok merak ediyormuşsun gibi." Kendimi tutamadan gülümsedim. "Merak uyandırıcı olduğun doğru." Kaşlarını hafifçe çattı. "İyi açıdan mı?" Bu soru beni şaşırttı çünkü bunu duymaya, Vale'in çekingen ve tereddütlü bir tavırla sormasına hazır değildim. Cevabım onun için önemli gibiydi. Sanki her şeyden daha kıymetliydi. "Evet," dedim. "Çok iyi bir açıdan."
Reklam
“Sana verebileceğimden fazlasını istiyorsun,” diye fısıldadım. “Bunun doğru olduğunu hayal bile edemiyorum,”diye mırıldandı. “Çünkü tek istediğim sensin, Lilith. Verebileceğin her neyse. Bir gece de kabulüm. İstersen bir saat ya da bir dakika olsun. Bana ne vermek istersen razıyım.”
"Kanın... Tanrılar aşkına, sözcükler kifayetsiz kalıyordu.. "Bizi kurtarabilir," demekle yetindim. Vale'in sesini duyana kadar orada, o yansımada kendimi kaybetmiştim. "Bu doğru değil." Ona döndüm. Kana değil, yalnızca bana bakıyordu. "Sen," dedi. "Onları sen kurtarıyorsun." Bunu büyük bir inançla, kendinden son derece emin bir tavırla söylediğinde nasıl cevap vereceğimi bilemedim. Ayağa kalkıp ellerini arkasında kavuşturdu. "Kanım, kitaplarım, bildiklerim. Neye ihtiyacın varsa," dedi. "Hepsi senindir."
"Hepimizin seyahat edebilecek kadar kaynağı yok," dedim. "Siz insanlar ve para takıntınız." "Paradan bahsetmedim. Kaynak dedim." Kafası karışmış şekilde bana baktı. Ona kederle gülümsedim. "Zaman, Vale," dedim. "Zaman en değerli kaynaktır, bazılarımızın zamanı asla yetmeyecek kadar kısıtlıdır."
Büyürken insanlar bana hep, Niye bu kadar sıkı çalışıyorsun? diye sorarlardı. Her seferinde aynı kafası karışmış ve acıyan ses tonuyla konuşurlardı. Bu ses, bana kelimelerle ifade ettiklerinden çok daha farklı bir soru sorduklarını anlatırdı. O ses tonunda ima ettikleri her şeyi duyabilirdim. Hayatımı boşa harcadığımı söylemek isterlerdi. Ömrüm zaten kısacıktı, neden onu çalışıp çabalayarak harcıyordum ki?
Reklam