Tuba

Tuba
@kendimlee
Ruhum ve beynim hürdür,onları hiç kimse esir edemez... instagram.com/kendince_okur__... Twitter.com/calikusu__01
"Sanat insan ruhuna yüksek ahlak tohumları ekme-lidir. Ama nasıl? İşte bütün sorun burada. Sanatçının bitmez sorunu... Demin coşkuyla saydığın o nitelikler bir tek şeyde toplanır: İnsanlık. Ötesine aklım ermez. Sanatın başlıca eğitme konusu bu olmalıdır..."
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"En tehlikeli şey yarım bilgidir. Her bir işe görgüsüzlükle başlar, Tek istediği, şaşmaz doğrularının Adım başına onaylanmasıdır..."
"Eğer yanılmıyorsam, her inanan budist, ömründe en azından bir kez Fuji-Yama’ya çıkar; yaşantısı konusunda Tan-rı’ya içini dökermiş. Bugünün diliyle Tanrı’ya hesap verirmiş, anlayacağınız. DOSBERGEN: Dindarlık! Tanrı’ya inananlar neler uydururlar, bilmem ki! MEHMET: Dur, sorun dindarlıkta değil. Dinin filan ilgisi yok bununla. İnsanoğlu ömründe bir kerecik olsun vicdanıyla baş başa kalmak, yaşamın hay-huyundan uzak durmak istiyor, o kadar. İSABEK: İnsanlar Fuji-Yama’ya kendi kendileriyle konuşmak için çıkmıyorlar herhalde. Tanrı’ya saygı sunmak olmalı amaçları. Tanrı’nın katı yüksektir; insanlar karınca gibi, solucan gibi tırmanırlar oraya. Zavallılar, mutsuzlar günahlarının bağışlanmasını diliyorlar, ayaklanıyorlar böylece. İnsanın canlılığının gizi buradadır işte! MEHMET: Biliyor musun, senin Tanrı düşüncen ortaçağ köylüsününkiyle tıpatıp aynı. Tanrı yukarda, insan aşağıdaymış. Ne dersiniz, Tanrı, insanın kendi kendisiyle, kendi vicdanıyla söyleşmesinin bir biçimi olamaz mı? Belki de insan canlılığının gizi, onun kendi kendini her zaman bağışlamasında yatmaktadır... İSABEK: Yok canım, ülkücülerin ileri sürdüklerine göre... YUSUF TATAYEVİÇ: Bırakın şimdi bu tuhaf konuşmaları. Tartışmanıza bakılırsa hepimizin Tanrı’ya inanmamız gerekiyor, oysa inanan yok aramızda... "
"Tanrı yukarda, insan aşağıdaymış. Ne dersiniz, Tanrı, insanın kendi kendisiyle, kendi vicdanıyla söyleşmesinin bir biçimi olamaz mı? Belki de insan canlılığının gizi, onun kendi kendini her zaman bağışlamasında yatmaktadır...."
"Bazen düşünüyorum da, yazgıya inanmak gerekiyor. Onun başına böyle şeyler geleceğini bilebilir miydik? Hoş, her sonucun bir nedeni vardır ya..."