Sevilmek için mükemmel olmak zorunda değilsin Mira.
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 183. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 19:50
Kırılabilirsin, yorulabilirsin, bazen hiçbir şey yapmak istemeyebilirsin. Ve bu, seni eksik yapmaz. İnsan olmak demek, bazen korkmak demektir. Ama önemli olan, korkunun seni durdurmasına izin vermemek. Yaşadıkların için kendini affet Mira. Hatalarınla, kırgınlıklarınla, korkularınla, eksiklerinle kendini sev. Kimsenin seni seçmesini bekleme. Kendi yolunu kendin seç. Kimsenin sana sevgi vermesini bekleme. Önce kendine sevgi ver. Kimsenin sana değer biçmesini bekleme. Sen zaten değerlisin.Gerçek özgürlük, kendini affettiğin gün başlar. Ve işte o gün, bugün...
Alıntı
Beni En Çok Ben İncittimBegüm Canova · Ceres Yayınları · 202514 okunma
Puan vermedi
Sessizce Sev Usulca Kainatı Telaşa Vermeden. Sessizce Sev gözlerinle konuş benimle. Sessizliğin en kuytu köşelerinden gözlerinle seslen bana. Herkesin bağırarak konuştuğu, herkesin her şeyi bildiği dünyada sadece sus. Seslen ki gözlerimle cevap vereyim sana. Cümlelerimizi kelimeler değil ,bakışlarımız kursun. Gözlerdeki her bakış; bir cümle ,bir kelime, bir harf, bir nokta olsun mesela... "Gözler kalbin aynasıdır." Sessizliğin en derinlerinden duygularını, gözlerinle yansıt bana. Kızgınlığı, nefreti, sevgiyi ,hüznü ,aşkı gözlerinle anlat bana. Sessizce Sev kelimelere ihtiyaç duymadan. Aşkını kainata haykırmadan ,usulca sessizce sev. " Oysa aşığın feryadı susuşunda gizlidir." Sessiz kalır sevdiğine, kainattan habersiz sol yanından izinli. Ne kadar seviyorsa, gözlerindeki feryat o kadar derindir. Aşığın tek isteği söyleyemediklerini göz göze gelince bir bakışa sığdırmaktır aslında. O yüzden anı yaşar. Ne gelecekteki hayallerindedir aklı ne de geçmişin tozlu raflarında. Şimdidedir aklı hep çünkü kalbinin feryatlarını bir anlık bakışmaya sığdırır. Sevenlerin göz göze gelişi içindeki aşkı,feryadı, mutluluğu, hüznü anlatmaya başladığı zaman dilimidir. Ne gelecekte göz göze gelmeyi hayal eder ne de geçmişte göz göze geldiğini hatırlar. Sadece göz göze olmayı yaşar. Aşığın zamanı sadece "şimdiki zamandır." Gözlerin, buluştuğu, bakışların konuştuğu zaman dilimini seçer kendine. Hayat yolculuğundan insanlar sevdalarını hep sol yanında taşır ,sevdasını bulmak istiyorsa eğer her gittiği yerde yanında götürmelidir. Hayat yolculuğunda sevdasıyla koşmalıdır. Hayatın tüm güzelliğini heyecanını, hüznünü sol yanında sevdasıyla yaşamalıdır insan. *** Küçük bir dünyanın içinde koca dünyalar kurduk kendimize. Saygıyı, değer vermeyi, nezaketi unuttuk. Kim olduğumuzu ,nereden geldiğimizi
Duygu ve Düşünce
Beni Sessiz de Sevebilir misin?M. Kemal Sayar · Timaş Yayınları · 20144,385 okunma
Reklam
Puan vermedi·272 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 15:32
Kitap, "kendini sev" gibi yüzeysel bir yaklaşım sunmak yerine öz saygının günlük hayattaki etkilerini anlatmaya çalışıyor. Çok derin psikolojik analizler içermese de, farkındalık kazandıran ve okunması kolay bir eser. Özellikle kişisel gelişim türüne yeni başlayanlar için iyi bir başlangıç kitabı sayılabilir. Benim kitaba puanım 8,5/10.
Öz Saygı DersleriYoon Hong Gyun · Timaş Yayınları · 202670 okunma
İmkansız bir aşkın hikayesi...
7/10
·220 syf.··
2026 3. kitabı
İncelememe bir örnekle başlamak istiyorum;herkesin bildiği kralla askerin hikayesi, kral askere üşüyüp üşümediğini soruyor , asker ise alışık olduğunu söylüyor, kral olsun ben sana kalın bir giyecek göndereceğim diyor, saraya giriyor ama kıyafeti unutuyor. Sabah olduğunda askeri donmuş halde buluyorlar , bir not yazmış sizin vaadiniz öldürdü beni diyor. Bu kitapta o hesap Ailesi tarafından değer görmeyen Felix sığınacak bir liman aradı,bunu evli ve iki çocuklu bir kadında bulacağını zannetti. Tercihi olgun bir kadın olmasıydı belkide ona annelik yapabilirdi kafasında ne dönüyordu kim bilir. Beyaz Zambağına iyilik yaptığını düşünüyordu elinden geldiğince de yardım etti ve kadını alıştırdı kendine, git gel tekrar git yine gel .Kadın beni teyzem gibi sev demesine rağmen bütün şanslarını denedi evliliği iyi gitmeyen bu kadın kendini hiçbir şekilde Felix'se teslim etmedi, düşündüğü evlatlarıydı ama hiç aşkı tatmamış bu kadının içine umut tohumu dikti .Ne aşkı için savaştı ne de Beyaz zamanğından vazgeçti onu başka bir kadınla aldattı. bu biricik aşkını bitirmeye yetti ,ama hiç farkettirmedi kıskandığını diğer kızada yazık etti sürekli bu iki kadını karşılaştırdı. Benim bu kitaptan çıkardığım ders kimseye kendinizi sonsuza kadar adamayın siz değerlisiniz kimse için ölmeye değmez... (Farklı bir bakış açısıyla yazdım, aşk olarak göremedim bu durumu)
Vadideki ZambakHonore de Balzac · Timaş Yayınları · 053bin okunma
Puan vermedi
Hayatın içinde öyle bir koşturuyoruz ki, durup kendimize "Nasılsın?" demeyi bile unutuyoruz. Miraç Çağrı Aktaş’ın Kendine Hoşgeldin kitabını okurken tam olarak bu hisse kapıldım. Kitap, böyle ağır teorilerle kafayı yoran bir kişisel gelişim rehberi değil de, sanki çok yakından tanıdığınız biriyle oturup birbirinize tavsiyeler verdiğiniz bir zaman dilimi gibi. Açıkçası yazarın dili o kadar rahat ve samimi ki, sayfaların nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz bile. Cümleler hiç yormuyor insanı. Hani bazı dönemlerde hayatta her şey üst üste gelir, kendinizi çok yalnız ve hırpalanmış hissedersiniz ya; yazar tam o noktalara dokunmaya çalışmış. Sürekli başkalarını mutlu etmek için didinirken aslında kendimize ne kadar haksızlık ettiğimizi hatırlatıyor. Biraz da kendini sev, kendine şefkat göster mesajını o kadar tatlı veriyor ki, okurken insanın içi ısınıyor. Tabii ki, eğer böyle çok derin felsefi çıkarımlar ya da ağır edebi tahliller arıyorsanız bu kitap size biraz fazla sade, hatta hafif gelebilir. Bazı yerlerde benzer tavsiyelerin etrafında dönüldüğünü, cümlelerin biraz kendini tekrarladığını hissedebiliyorsunuz. Ama bence kitabın amacı zaten edebi bir devrim yaratmak değil. Amacı, ruhu yorulan birine o an duymaya en çok ihtiyaç duyduğu o basit ama kıymetli şeyleri fısıldamak. Özellikle ilişkilerinde çok fazla ödün verdiğini düşünen, hayal kırıklıklarıyla nasıl baş edeceğini bilemeyen biriyseniz, bu satırlar bence ruhunuza çok iyi bir mola aldıracak. Altını çizeceğiniz, Yalnız değilmişim diyeceğiniz pek çok yer bulacaksınız. Kısacası, kendinize ufak bir şefkat alanı açmak ve biraz sakinleşmek istiyorsanız, yanınıza güzel bir çay alıp bu kitaba şans verebilirsiniz.
1000Kitap
Kendine Hoş GeldinMiraç Çağrı Aktaş · Olimpos Yayınları · 201912,5bin okunma
7/10
·292 syf.··
Beğendi
·
2026 39. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 22:09
İlahi Komedya’nin en ilginç kısmı bence çoğu insanın düşündüğü gibi “Cehennem” değil, “Araf”. (Tabii henüz Cennet'i okumadım) Çünkü Cehennem gösterişli. Şok edici. Net. Günah var, ceza var. Her şey kesin. Ama Araf öyle değil. Araf, insanın değişmek zorunda kaldığı yer. Bu yüzden daha huzursuz edici. Dante Alighieri burada insanı korkutmak yerine süründürmeyi tercih ediyor gibi. Ruhlar acı çekiyor ama bu acının içinde umut var. Garip olan şu: umut bazen umutsuzluktan daha yorucu olabiliyor. Çünkü Cehennem’de insanlar artık kaybetmiş durumda. Araf’takiler ise hâlâ mücadele etmek zorunda. Araf Dağı’nın yapısı da çok zekice kurulmuş. Her katmanda farklı bir günah temizleniyor ama Dante’nin bakışı modern anlamda “psikolojik” denebilecek kadar derin. Mesela kibirliler taş taşımıyor sadece; eziliyorlar. Çünkü hayat boyunca yukarı baktılar, şimdi yere bakmayı öğreniyorlar. Hasetlilerin gözleri dikiliyor çünkü başkalarının hayatına bakarak yaşadılar. Bu cezalar fiziksel olmaktan çok sembolik ve bu yüzden akılda kalıyor. Ama dürüst olmak gerekirse bazı bölümler fazla uzun hissettiriyor. Özellikle Dante’nin siyasi göndermeleri bazen hikâyeyi durduruyor. Sürekli Floransa siyasetine laf çakması modern okuyucu için yorucu olabiliyor. Burada Dante’nin bazen şairden çok öfkeli bir sürgün gibi konuştuğu anlar var. Bu kötü mü? Tam olarak değil. Hatta eseri canlı yapan şeylerden biri bu olabilir. Çünkü metin steril değil. İçinde kişisel kin, ego ve hayal kırıklığı dolaşıyor. Bir başka ilginç nokta da şu: Araf’taki insanlar tamamen kötü değil. Zaten mesele bu. Dante burada kötülükten çok insan zayıflığıyla ilgileniyor. İnsanların çoğu şeytan olduğu için değil, ertelediği, korktuğu, kendini kandırdığı için kayboluyor. Bu tarafı hâlâ güncel hissettiriyor. Virgilius ile Dante’nin
Edebiyat
İlahi Komedya - ArafDante Alighieri · Alfa Yayınları · 20212,294 okunma
Reklam
Reklam