O’na açardı kalbini. Zaten O, kendisi anlatmadan da bütün sırlarını ve sıkıntılarını çok iyi bilir, bir kolaylık lütfederdi. O, yaratandı zira... Yarattığını tanır, görür ve severdi... Üstelik, hiç sözünü kesmez, sessizce dinlerdi onu. Akıl vermez, “bunda kafana takacak ne var” demez, yargılamadan, yorumlamadan, suçlamadan ve bıkmadan dinlerdi. O, sevdiğini söylemezdi belki ama, gerçek bir sevgili gibi sarar, korur, bağrına basardı onu. Üstelik, sır vermezdi kimseye... Güvenilirdi.