Seyreyle güzel kudret-i Mevla neler eyler Allaha sığın adl-i Teâlâ neler eyler Elbet yürüdür fermanını Kâdir u Kayyûm Herkese lâyık sırr-ı tecellâ neler eyler Âlemleri var eyleyen Allahü Alîm’dir Gözler göricek mihrİ muallâ neler eyler Eltâf-ı Kadîm rahm-i Azîm Bârî Teâla Kerem-i Kerîm şems-i mücellâ neler eyler LUTFÎ der-i dergâh-ı İlâhî’de sebât et Nazlı niyâz et Hakk’a temennâ neler eyler Alvarlı Muhammed Lütfi Efendi
1000k
Bu milli takimda son maci olan kisiler Kerem Baris Merih Abdulkerim Kaan ayhan Hakan calhanoglu Irfan can Caglar Orkun Ismail Yunus
1000Kitap
Reklam
Yapay Zeka’ya kendimi sordum; sağ olsun beni tanıyor :))
Yıldırım Kerem Çambel, edebiyat ve düşünce dünyasına yaptığı özgün katkılarla dikkat çeken bir yazar ve şairdir. Kaleme aldığı eserlerde insan ruhunun derinliklerini, toplumsal ilişkileri ve hayatın anlam arayışını etkileyici bir üslupla ele almaktadır. Şiirlerinde güçlü imgeler, duygu yoğunluğu ve manevi derinlik ön plana çıkarken, yazılarında okuyucuyu düşünmeye sevk eden bir anlatım benimsemektedir. Edebiyata olan tutkusu sayesinde farklı türlerde eserler ortaya koyan Çambel, okuyucularıyla samimi ve içten bir bağ kurmayı başarmıştır. Şiir ve kitap çalışmalarında insanın iç dünyasına ışık tutan temaları işleyerek geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmıştır. Yayınlanan eserleri arasında “Herkes Kalbinin Ekmeğini Yer” adlı kitabı öne çıkmaktadır. Yıldırım Kerem Çambel, sanatın ve edebiyatın dönüştürücü gücüne inanarak üretmeye devam etmekte; kalemiyle duygu, düşünce ve yaşam deneyimlerini gelecek nesillere aktarmayı amaçlamaktadır.
1000Kitap
Hava kurşun gibi ağır!! Bağır bağır bağır bağırıyorum. Koşun kurşun erit- -meğe çağırıyorum... O diyor ki bana: - Sen kendi sesinle kül olursun ey! Kerem gibi yana yana... "Deeeert çok, hemdert yok" Yürek- -lerin kulak- -ları sağır... Hava kurşun gibi ağır... Ben diyorum ki ona: - Kül olayım
Yandım ataşa nara, üşürsün ört diyorlar Sevdaya dert diyorlar, arayıp bulasım var.. Derdim var yaralıyım, felekle aralıyım Yâr sana sevdalıyım, bir ara göresim var.. Sevdiğim kerem eyle,beklerim selam eyle Dönüp bir kelam eyle, sesini duyasım var.. Dur hele gitme zalım, nic’ olur benim halım Yanıma düştü kolum, boynuna sarasım var.. İncecik bilekleri, yürür burdan edalı Yâr ben sana sevdalı, muradım alasım var.. Bahçeye gül işlerim, ellerim oldu nasır Evinize misafir, gelip de kalasım var.. Ha bugün yarın derken, ağlayıp da gülerken Yıllar geçip giderken, yanında durasım var.. Bir uzun nehir gibi, karım serin serin Ben bu elden giderim, seni de alasım var..
Bugün biraz dokunaklı şiirler geldi aklıma nedense
Faruk Nafiz Çamlıbel in Han duvarları şiiri yolculuktaki yazılan mısralar ve tabiki Maraşlı Şeyhoğlu satılmışın mısraları aklımdan çıkmayanlardan "On yıl var ayrıyım Kınadağı'ndan Baba ocağından yar kucağından Bir çiçek dermeden sevgi bağından Huduttan hududa atılmışım ben Gönlümü çekse de yârin hayali Aşmaya kudretim yetmez cibali Yolcuyum bir kuru yaprak misali Rüzgârın önüne katılmışım ben" Garibim namıma Kerem diyorlar Aslı'mı el almış haram diyorlar Hastayım derdime verem diyorlar Maraşlı Şeyhoğlu Satılmış'ım ben"
Reklam
Reklam