Denizin çıplak insana bu aşağılanmış itaati ne gülünçtü! Morfinle sinirleri uyuşturulmuş, uyuklayan ve çoluk ve çocuğa gösterilen kafes aslanı kadar gülünç!
Mimari eserler fazla çirkinliği, fazla tuhaflığı taşımaz. Gülünç bir tabloya bakmamak, fena bir şiiri veya ahenksiz bir müziği dinlememek suretiyle bunların zaralı tesirlerinden ruhumuz koruyabiliriz, fakat fena mimarın eserinden sakınmak kolay bir iş değildir. Aciz bir muhayyile, fakir bir ruh, yol ortasına dikilmiş taştan koca bir şekle dönünce, bütün bir şehrin manevi sağlığını nesillerce bozmak kudretinde bir tehlike olur. Son senelerin ağlanacak sahte mimarisi yüzünden değil midir ki ruhumuzun estetik kabiliyetine delil aramak için eskilerin eserlerine başvurmaktan başka çare bulamıyoruz.