Daima onu düşündüğü halde gözünün önünde değildi. Gelirse bile sadece gözleri geliyordu, o zaman bazen durup feryada benzeyen bir saadetle, “Lakin işte seviyorum!” diye haykırmak istiyor, “Sadece onu, sadece onu… Başka kimseyi sevmeyeceğim” diye yemin etmek ihtiyacını duyuyordu. Sevmeyecekti ve evet, hatta sevmemişti, işte şimdi görüyordu ki şimdiye kadar kimseyi sevmemişti.