Kitabı okurken zorlandım. Kuşların avlanıp satılmaları çok üzücü geldi. Kendi kuşum olduğu içinde sanırım. Aslında bunu yapan çocuklar da ara ara pişmanlık yaşıyorlar. Yakaladıkları tüm kuşları bir kafese tıkıp satılmadığı için sabaha ölü çıkacaklarını düşünüyorlar. Ama paraya
ihtiyaçları var. Bu sebeple yapıyorlar.
Eskiden İstanbul’da azat buzat adı verilen bir gelenek varmış. Yakalanan renkli kuşlar cami önlerinde satılırmış. Kuşları serbest bırakmak için satın alan kişiler “Azat buzat, beni cennet kapısında gözet” dermiş. Bir nevi parayla satın alıp özgür bıraktığı kuşun sevabını kazanıyorlar.
“İnsanlık öldü mü?” dedim.
“Yok,” dedi, “ölmedi, ölmedi ama, bir şeyler oldu, başka bir yerlerde sıkıştı kaldı herhalde?”