Kevser Yılmaz

Kevser Yılmaz
@kevserylmmz
Çocukları ürkütülmüş bir dünyanın denizi mavi olsa ne yazar, olmasa ne...
Tabiatta her şeyin insanları aşk ve kavuşmaya yöneltip davet ettiği, engellerin sadece sonradan konulmuş ve esassız kurallardan, hatta faydasız bağlardan ibaret olduğu fikrinde hala sabit olduğu için kendinin yine mustarip ve güçsüz oluşunu anlamıyor, zayıflığına ve acizliğine kızıyordu. Nefsini vaat edilmiş olası bir saadet için her bağdan uzak tutmaya, aşktan başka her şeyin boş olduğuna karar verip başka hiçbir şeye önem vermemeye niyetlenmişken engelleyemediği bazı duygularına uyarak bu kadarını da feda ediyor; maneviyata her şeyi feda ederek yetiniyor ve yine bundan bile acı çekip mustarip oluyordu.
Sayfa 180 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Ah, aşk bile, bu kadar saf ve beyaz aşk bile kendi kendisini tüketirse hayatta ne yapmalı, yaşamak için başka neye tutunmalıydı? İnsana o heyecanları, o yükselme ateşini, o şiirselliği verebilen aşk bile kendi sonunu kendi getirirse niçin yaşamalıydı?
Sayfa 183 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Dünyada ne üç saniyelik bir misafir olduğunu, bu misafirliğin böyle derin ve acı şeylerle berbat edilmesinin ne kadar yazık ve zahmete değmez külfetler olduğunu düşünerek acı acı, "Bu şimdi artık toprak, çamur olanlar ömürlerinde benim gibi böyle bir saadete aday olup da onu birtakım, temelli temelsiz vesveselerle reddettilerse ne kazandılar?" diye söylendi. Evet, ne kazanmıştılar? İşte yapan da yapmayan da aynı toprağı, aynı çamuru oluşturduktan sonra, hep bir sonuç için kesin olan saadetleri tepmek cinneti neye yaramıştı? Şimdi değil, öldükleri anda, hatta yaşarlarken ne kazanmışlardı? Hayatın böyle büyük fedakârlıklara, feragatlere, ağır vazifelere tahammül ve liyakati mi vardı? Bu yalnız insanların, özellikle insaniyetin selamet ve rahatı için konulmuş, kesin felaketleri engellemek için düzenlenmiş bir kanun değil miydi? İnsaniyet ile insanlığın bu mücadelesinde yine kim mağlup olmuş, hâlâ kim mağlup oluyordu? Hem niçin hayatta binde bire nasip olmayan büyük saadetleri böyle feda etmeli, sonu ölüm olduktan sonra niçin hayatı da böyle esassız kanunlar için zorla ziyan etmeliydi. Hatta insanlık, hatta tabiat buna yöneltip zorlamıyor muydu? Bu kadar kanun ve âdete rağmen yine onun galip gelmesi için bu ihtiyaçların ne esaslı, ne sağlam, asıl tabii olduğu için ne müthiş ve galip bir kanun olduğunu düşünerek dünkü korkularını boş değilse bile faydasız buluyordu. Aşktan başka her şeyin boş olduğunu düşünüp hayata sarılarak, bundan verebildiği kadar, alınabildiği kadar zevk ve saadet almak hırs ve ateşiyle, hayatının izin vereceği kadar yaşamak ihtiyacıyla coşup yürüdü.
Sayfa 171 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Bundan sonra bana güzel ağaç, güzel beygir, güzel vapur, kısaca güzel ne gösterseniz bakarım ve belki severim, fakat güzel erkeğe(!) gelince... Asla, asla! Artık elverir, huzura ihtiyacım var.
Sayfa 238 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Hayatı ne sananlar...
Ah, hayatından ne kadar tiksiniyordu, onun hiçbir zerresinde sevilecek, büyük, muhterem bir şey görmüyordu. Köpek gibi başlamış, köpek gibi yaşamış ve köpekler gibi şimdi sürünmeye mahkûm olmuştu... Başlangıç, hayata dair büyük istekleriyle kendini aldattığı devri takip eden devir hezimetle başlamıştı. Evvela şöhret kazanmak, büyük olmak için çalışmış, o kadar çalışmak gerekmiş, yüce esaslar üstünde yükselen emeller ve istekler kurmuştu. Fakat bundan çabuk ve kesin bir şekilde arınmak gerekti; hayatının bu isteklerini gömdükten sonra, kadınlar bir hayat için yeterlidir emeliyle onlara koştu ve ömür boyu bir hezimet, daima yeni mücadelelerle, yeni arzularla, heveslerle feci bir hezimet oldu. İşte bu son, en son hezimetti ve her şeyin sonuydu... Artık hayatına tükürmek istiyordu. Ah onu nasıl bir şey zannetmişti, halbuki hep, hep boştu; şöhret, arzu, aşk... Hepsi, hepsi boştu. Tutunacak, hayatta yardımcı olacak hiç, hiçbir şey yoktu. Yokluktan başka hiçbir şey hakiki, hiçbir şey sonsuz değildi.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Reklam