Ah, orada onun yanına çıkıp titreyerek onun varlığının havasında ölürken, onun gözlerinde yine o tebessümü, onun sadece bir gölgesini görmek için kalbinde ne sefil bir özlem ve istek vardı...
...sevilmediğini anlamak, emin olmak için çalışmaya başladı. Bunu büyük bir zevkle, beklenen bir neşeye kavuşmak zevkiyle, kimden olduğunu bilmediği bir intikam hırsıyla yapıyordu ve bu zevkte yırtıcı bir acılık vardı.
Mahremiyetsiz, samimiyetsiz, özentili bir taklitten, soğuk sarı bir taklitten ibaret bir hayat... Her görüştüğünle müthiş bir rekabet, bir mücadele, bir düşmanlık... Hiçbir el sıkmazsın ki mümkün olsa seni bir çukura itmeyeceğine emin olasın; hiçbir ses işitmezsin ki senin yokluğunda en hain, en haksız bir alayda, bir dedikoduda bulunmayacağına emin olasın... Riya, alay, kendini beğenmişlik, bencillik...Bu aç kurdun elinde bütün çehre morarmış, bütün gözler bulanmış, herkesin başarısı öbürlerinin ayaklar altında ezilmesiyle gerçekleşecek gibi bir haset, bir kin... Kimse kimseyi beğenmez, üstünden başından tutunuz da konuştuğu Fransızcaya kadar her şey alay için bir vesile olur. Zaten hep sahtekârlıktan ibaret olan bu paskal yüzünde göz dudağa, dudak çeneye güler...İğrenç bir şey hâsılı...
Sayfa 43 - *Paskal: Pandomim oyununda palyaço gibi boyanmış, komiklik yapan oyuncu·Kitabı okudu