ezgihoya

ezgihoya
@kiddobun
İstanbul
41 okur puanı
Ağustos 2018 tarihinde katıldı
5/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2026 23:06
The Matchmaker serisinin üçüncü kitabı. İkinci kitaptan sonra bu seriye beklentim artmıştı fakat malesef benim için dört kitap arasından en kötüsü bu kitap oldu.Leydi Calandra çocuk gibi davranan ve çocuk olmadığını söyleyen ergen bir kız. O yüzden okurken biraz katlanamadım kendisine. Çiftin arasında bir aşk bence yoktu. O konuda bu yüzden sınıfta kaldı. Kitabı okunabilir kılan tek şey Leydi Haughston ve Dük. *Spoiler* Dükün kız kardeşi nasıl olurda tanımadığı biri tarafından terasta öpülmeyi normal karşılıyor bunu anlayamadım. Ayrıca at üzerindeki gezilerinde ikisinin muhabbeti de bana zorlama ve yavan geldi. Yazar ikisinin geçmişini birbirlerine anlattırıp daha derin bir şey yakalamayı planladı herhalde ama diyaloglar tam olarak +ben de işte yalnız büyüdüm,falan falan - beni de ablam büyüttü sayılır +benim abim gerçekten iyi biri, babamı çok hatırlamıyorum ama o hep bana baba gibi oldu - baba... benim daddy issuem var... Birbirlerini çokta takmayıp, hemen backgroundlarını ve travmalarını sırasıyla sıralamarı bana komik geldi :D Açık ara en sevmediğim çift oldu. Sadece birbirlerini arzuluyorlar o kadar. Leydi Calandra zaten akılsız bir kız, çocukta sözde dükü kızdırmak için kızla konuşuyor ama ne hikmetse benim göremediğim sebeplerden kıza hemen aşık oluyor ahsdajsh
Aşk Hiç BitmezCandace Camp · Pegasus Yayınları · 2013101 okunma
Reklam
6/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 17:50
The Matchmaker Serisinin birinci kitabı. Yazarın okuduğum ilk kitabı bu yüzden biraz beklentim düşüktü. Fakat konusu ne kadar basit olsa da gayet iyi yazılmıştı. Eğer baloların, davetlerin, kır gezilerinin olduğu bir kitap okumak istiyorsanız bu serinin her kitabı tam olarak böyle. Yazarın oldukça akıcı bir dili var. Eğer elinizde bu seri varsa bence bir şans verin. Ayrıca serinin diğer kitaplarına göre biraz daha sakin, olaysız bir kitap. *Spoiler* Arka kapakta erkek karakterin hovarda olduğu yazıyor ama hiçte öyle değil. Hovarda karakterleri okumayı sevmediğim için öyle olmamasına sevindim fakat tanımadığı bir kadını öyle durup dururken öpmesi bana biraz garip geldi. Serinin diğer kitaplarını okuyunca olay örgüsünün hepsinde aynı olduğunu anladım. İlk defa karşılaşan çiftler öpüşür, sonra kız sürekli bu öpücüğü düşünür, bir şekilde Leydi Haughston çiftlere ortam hazırlar, kızımız sürekli kendini kandırmaya falan çalışır, sonra bir birliktelik yaşanır, tabii hemen kavuşmamaları lazım araya bir olay sıkıştırılır, bir kargaşa olur ve sonra evlenirler. Tüm seri kesinlikle aynı şekilde yazılmış. Olaylar hepsinde aynen böyle oluyor :D
Aşk Engel TanımazCandace Camp · Pegasus Yayınları · 2011181 okunma
*Spoiler* Bir bölüm okuyup, direkt kitabı bıraktım. Bu kadar ergen erkek karakterleri gerçekten hiç sevmiyorum. Bu ne azgınlık ya. İlk bölüm baloda geçiyor. Karakterlerin ilk etkileşimini görüyoruz. Adamın aklından geçenler sırasıyla “Şaperon bakışlarını, Ranelow’ın itici bulduğu bir şekilde Thorpe’nin şakalarından birine kıkırdayan Bayan Demarest’e yoğunlaştırdı. Ona sahip olurkende böyle gülebilecek miydi?” “Bu kadın çok cüretkardı. Hem de şüphe götürmez bir şekilde. Tereddütlü ilgisi birden kararlılığa dönüştü. Bayan Demarest’e sahip olacaktı. Sorgusuzca. Üstelik bu iş bitmeden şaperonuna da sahip olacaktı.” “O çirkin elbiseyi üzerinden sıyırıp atar, arkadan bağlanmış saçlarını çözerdi, ta ki saçları omuzlarına dökülene dek. Onun el değmemiş memelerini öper, bir erkeğin okşamalarının tadını çıkarmayı öğretirdi.” “Ahmak suratlı kız kurusunun onu amacından saptırmasına izin veremezdi.” Sadece ilk 20 sayfa beni o kadar hayal kırıklığına uğrattı ki. Böyle bir adamın ana karakter olduğu bir kitabı okumak istemedim. İntikam almayı, ilişkiye girip kenara atmak sanan, aklından daha iki kelam etmediği iki kadın hakkında böyle sapkın düşünceler geçiren bir karakteri kimse güzelleyemez ya. Ona karşı gelen kadınların ırzına geçmeyi düşünmekten keyif alan birinin, tam da bu düşüncelerinin başrolü ile aşk yaşacağı bir kitap. Tahminimce ona meydan okuyan şaperonu ( ki işi bu leydisine böyle hovardaların yaklaşmasını engellemek) ilerleyen sayfalarda baştan çıkarmaya çalışacak (çünkü hiçbir kadın onu reddedemez) , sonra da aşık falan olacaktır. Hiç şaşmaz. Hovarda karakterlerin olduğu çok nadir güzel kitaplar var. Fakat bu kesinlikle onlardan biri değil. Bu bildiğin kadınların itibarıyla oynayan, ahlaksızın teki. Kafasının içi o kadar iğrenç ki okumaya katlanamadım. Ek
Uykusuz GecelerAnna Campbell · Epsilon Yayınları · 2012102 okunma
*Spoiler* Sabrina Jeffries'in Sır Gibi Sakladım kitabını okuyup beğendikten sonra, diğer kitaplarını da toplamaya başladım ve haliyle beklentim biraz yüksekti. Okuduğum kitapları yarım bırakma gibi bir huyum yoktur fakat 60 sayfa kadar okuduktan sonra ben ne okuyorum ya oldum ve kitabı okumayı bıraktım. Tamamen vakit kaybıydı. Okuduğum incelemelerin hepsi pozitif ve kitabın puanı da yüksek olduğu için okumak istedim, gel görelimki insanların neden bu kitabı bu kadar beğendiğini anlayamadım. Güzel bir konusu var, daha iyi karakterler ile güzel bir kitap olabilirdi. Tamamen boşa harcanmış bir kurgu. İlk 60 sayfada bu kitabı okumayı bırakmama sebep olan şeylere gelirsek, başlangıçta iyi gibiydi, kız güçlü bir imaj çizmişti. Silah kullanabilen, başının çaresine bakabilecek güçlü bir karakter gibi duruyordu. Askerler arasında yetişmiş, evet bir şekilde evliliği istediği gitmemiş, kocası ölmüş dul bir kadın. Bu kadından ne beklersiniz, karşısındaki çapkına ilk dakikadan kendini sermemesini herhalde. Kadın karakter o kadar çok beni şaşırttı ki. Oysa bir amacı, planı falan var, bir davete gidip gizlice belge çalacak. Bunun içinde davetiyeye, ya da giden birine eşlik etmesi gerekiyor. Burada da erkek karakter ile bir anlaşma yapıyor. Şüphe çekmeden o davete katılabilmesinin tek yoluda adamın metresi olarak eşlik etmek. Zaten öyle asil bir şey falanda değil kumarbazların bir araya geldiği bir davet. Böyle bir ortamda büyümüş bir kadın için, ya da en azından o dönemde ki herhangi bir asil için birinin metresi gibi davranmak ne kadar büyük bir taviz. Böyle adı çıkmış bir adamla, adın anılacak. Bu belgeler için insanların önünde metres gibi davranmak, ne kadar zor olmalı. Bunları beklersiniz, en azından ben bekledim. İlk sayfalardan, adamın kucağına oturmalar, öpüşmeler,
Ömür Boyu SürecekSabrina Jeffries · Epsilon Yayınları · 2009174 okunma