*Spoiler*
Sabrina Jeffries'in Sır Gibi Sakladım kitabını okuyup beğendikten sonra, diğer kitaplarını da toplamaya başladım ve haliyle beklentim biraz yüksekti. Okuduğum kitapları yarım bırakma gibi bir huyum yoktur fakat 60 sayfa kadar okuduktan sonra ben ne okuyorum ya oldum ve kitabı okumayı bıraktım. Tamamen vakit kaybıydı. Okuduğum incelemelerin hepsi pozitif ve kitabın puanı da yüksek olduğu için okumak istedim, gel görelimki insanların neden bu kitabı bu kadar beğendiğini anlayamadım.
Güzel bir konusu var, daha iyi karakterler ile güzel bir kitap olabilirdi. Tamamen boşa harcanmış bir kurgu. İlk 60 sayfada bu kitabı okumayı bırakmama sebep olan şeylere gelirsek, başlangıçta iyi gibiydi, kız güçlü bir imaj çizmişti. Silah kullanabilen, başının çaresine bakabilecek güçlü bir karakter gibi duruyordu. Askerler arasında yetişmiş, evet bir şekilde evliliği istediği gitmemiş, kocası ölmüş dul bir kadın. Bu kadından ne beklersiniz, karşısındaki çapkına ilk dakikadan kendini sermemesini herhalde. Kadın karakter o kadar çok beni şaşırttı ki. Oysa bir amacı, planı falan var, bir davete gidip gizlice belge çalacak. Bunun içinde davetiyeye, ya da giden birine eşlik etmesi gerekiyor. Burada da erkek karakter ile bir anlaşma yapıyor. Şüphe çekmeden o davete katılabilmesinin tek yoluda adamın metresi olarak eşlik etmek. Zaten öyle asil bir şey falanda değil kumarbazların bir araya geldiği bir davet. Böyle bir ortamda büyümüş bir kadın için, ya da en azından o dönemde ki herhangi bir asil için birinin metresi gibi davranmak ne kadar büyük bir taviz. Böyle adı çıkmış bir adamla, adın anılacak. Bu belgeler için insanların önünde metres gibi davranmak, ne kadar zor olmalı. Bunları beklersiniz, en azından ben bekledim.
İlk sayfalardan, adamın kucağına oturmalar, öpüşmeler,