İçgüdülerinize uymak hata olur. Hayvanlar hayatta kalabilmek için içgüdülerine güvenir fakat bizler hayvan değiliz. Aslan, köpekbalığı ya da akbaba değiliz. Biz uygarız ve uygarlık ancak içgüdülerin bastırılması sayesinde işlevini yerine getirebilir. Bu yüzden toplum içinde payınıza düşeni yapın ve içinizdeki karanlık arzuları yok sayın.
Bir şeyler yapıyorum, yürüyorum, konuşuyorum, yemek yiyorum yani her zaman yaptığım işleri sürdürüyorum ama nasıl anlatsam, bir boşluk duygusu içinde. Sanki içimde derin bir hiçlik var.
‘kendimizi hayvanlardan ve bitkilerden üstün görmemiz büyük bir aldatmaca, insanlık diye yücelttiğimiz şey aslında ne aşağılayıcı bir kavram diye düşündüm’
yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için bu yağmur içimi ıslatıyor dediğimi nasıl anlamaz? düpedüz sarıl bana dedikten sonra, sarılmanın ne anlamı kalır!