Esranur Kılıç

Esranur Kılıç
@kilicesranur
27 Aralık 1996
14 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Konuyla ilgili tüm gerçekleri bilmemin bir yolu yoksa, nasıl ahlaklı davranabilirim? Bu sorun "niyet ahlakı" yoluyla baştan savılabilir. Önemli olan neye niyet ettiğim, tam olarak ne yaptığım ya da yaptığım şeyin sonucu değil. Fakat her şeyin birbiriyle iç içe geçtiği bir dünyada en mühim ahlaki zorunluluk bilme zorunluluğu. Modern tarihin en büyük suçları sadece nefret ve açgözlülük un kaynaklanmadı. Cehaletin ve umursamazlığın rolü belki daha bile fazlaydı. Afrika ya da Karayipler'e adımını bile atmamış sevimli İngiliz hanımlar, Londra borsasından hisse senetleri ve bonolar alarak Atlas Okyanusu'nda yapılan köle ticaretini finanse etti. Sonra da akşamüstü çaylarına, çekilen cehennem azabından bihaber, kölelerin çalıştığı tarlalardan gelen kar beyaz şekerleri attılar.
Sayfa 211
Reklam
Kim çekiyor olursa olsun, acı acıdır ve kim bulmuş olursa olsun, bilgi bilgidir.
Sayfa 194
Tüm alçakgönüllülük çeşitleri içinde belki de en önemlisi Tanrı karşısında alçakgönüllü olabilmektir. İnsanlar Tanrı'dan bahsederken çoğunlukla kendilerini küçük görüp tevazu sergiliyor ama sonra da Tanrı'nın adını anarak kendi kardeşlerine üstünlük taslıyorlar.
Sayfa 184
Peki sırada ne var? İlk adım, kıyamet kehanetlerinin sesini kısıp panik durumundan şaşkınlık durumuna geçmek. Panik bir kibir biçimidir. Dünyanın ne yöne (aşağı doğru) ilerlediğini bildiğine emin bir histen kaynaklanır. Şaşkınlık duymak daha mütevazı, dolayısıyla daha sağduyuludur. İçinizden kendinizi sokağa atıp, "Kıyamet geliyor!" diye bağırmak geliyorsa, kendinize şunu söylemeyi deneyin: "Yok, öyle değil. İşin aslı dünyada neler olup bittiğini anlamıyorum, o kadar."
Sayfa 32
Ama artık hem liberalizm hem de komünizm gözden düştüğüne göre insanların tek bir küresel anlatı fikrini toptan bir kenara atması gerekir mi? Ne de olsa tüm bu küresel anlatılar, komünizm bile, Batı emperyalizminin ürünü değil miydi? Vietnamlı çiftçiler neden Trier'li bir Alman'ın ve Manchester'lı bir sanayicinin buluşuna bel bağlasın ki? Belki de her ülke kendi kadim geleneği tarafından şekillendirilmiş, farklı ve kendine özgü bir yol izlemelidir? Hatta Batılılar da dünyayı yönetmeye çalışmaktan vazgeçip bu defa kendi işlerine mi baksa?
Sayfa 30
Reklam