Puan vermedi
Soner Yalçın kimdir diye Soracak olursanız, Mesleğini ve bu meslekteki yeteneğini Belki de en iyi şekilde Kullanan bir kimsedir diyebilirim. Kitabın ilk sayfalarında ( önsöz kısmındaki ) Montaigne'ye ait söz ise Soner Bey'in artık daha gözü kara Bir kimse olmaya karar verdiğinin Benim açımdan en büyük göstergesidir. Ve yine aynı sayfada Tevrat'taki Âdem ve Havva'nın Cennetten kovuluş anlatıları üzerinden, Onlar sorumluluk almadılar Ve birbirlerini suçladılar, ( Yaratıcı'ya ithafen ) Bizler, bizi nasıl yarattıysan öyleyiz deyip Suçu Yaratıcı'ya atmak Kitabın önsözündeki mantık kurgusuna Ters düşmektedir. Şayet sizin ya da Kitabın editörlüğünü yapan beyefendi Ya da hanımefendinin gözünden Kaçmış bir şey ise bir şey diyemem. Ama bile isteye ve düşünülerek Kitabın ilk sayfalarına konulduysa Bu kitap daha ilk sayfadan Kendisiyle çelişiyor demektir.
1000Kitap
TağutSoner Yalçın · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2024395 okunma
10/10
·200 syf.·
Beğendi
·
2026 76. kitabı
Tanrıların Tahtında Bugüne kadar bir kez dağcılık ile ilgili kitap okumuştum yıllar evvel Nasuh Mahruki 'nin Kendi Everest'inize Tırmanın isimli , o kitap kişisel gelişim türündeydi ama yazan kişi dağcıydı. Şimdi ise yıllar sonra Everst'te geçen bir roman okuyorum Gülsel Ceren Güneş imzalı. Dağcılığın Deniz ile bir tutku olduğunu düşündürüp aynı zamanda Tomris ile birlikte de ne kadar boş bir hobi olduğunu düşündürüyor yazar. Kadın kalbi ile erkek aklı bir işlemiyor her zaman. Tomris Everest'in zirvesine yakın bir buzluk alanda kalan kocasının cesedini alıp indirmek için kaybından 5 yıl sonra bölgeye gidiyor. Okurken tanrıların varlığını hissedip , dev kar tarlalarına , sonra insanı içine çeken masmavi buzullara dalıyor insan. Sayfalar ilerlerken hem Deniz'in defterine aldığı notlar hem de Tomris 'in geçmişe dönük travmaları , sürekli iç hesaplaşmalar yaşamaları romana katmanlı bir anlatım ekliyor. Bir de bölgenin acı ve gerçek yüzü olan Şerpa'lar var. Hayatları ölüme çıkan yolları sırtında başka insanların yükü ile tırmananlar. Ülkelerin bu rotaya daha özenli davranması gerekiyor. Gerçekten bir gün küresel ısınma ile insanların tepesine boş oksijen tüplerinin, kırık çadır parçalarının çığ gibi aktığını görmek imkansız hissettirmiyor. Bu kitapla birlikte K2 neymiş , duraklara verilen isimler nelermiş derken kitapta da ismi geçen artık yön belirleten dağcılar Uyuyan Güzel ve Yeşil Botları tanıdım. Hatta geçen bir haberde 30 yıl sonra Yeşil Botları indirmek için bir ekip hazırlandığını okudum. Kim bilir o da belki bir Tomi'nin Deni'sidir. Bu sıcak günlerde buzulların arasında , eksi derecelerde tırmanışa hazırsanız mutlaka okuyun. Kitapları Kurtaran Kedi Tanrıların Tahtında Gülsel Ceren Güneş
Tanrıların TahtındaGülsel Ceren Güneş · Toros Yayınları · 20264 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
8/10
·224 syf.··
2026 175. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 12:18
On Kişiydiler romanı, daha ilk sayfalardan itibaren insanı içine çeken, merak duygusunu hiç kaybettirmeyen bir kitap. Issız bir adaya farklı sebeplerle gelen on kişinin, geçmişlerinde sakladıkları gerçeklerle tek tek yüzleşmek zorunda kalmaları oldukça etkileyici bir şekilde anlatılmış. Okurken her karakterden şüphe ettim, her cümlenin altında başka bir anlam aradım. En küçük ayrıntıların bile önemli olduğunu fark ettikçe hikâyeye daha fazla bağlandım. Romanın en güçlü taraflarından biri, sadece “katil kim?” sorusuyla ilerlememesi. İnsanların korku karşısında nasıl değiştiğini, sakladıkları sırların onları nasıl etkilediğini de gösteriyor. Karakterlerin yaşadığı gerilim, okuyucuya da geçiyor ve sanki o adada onlarla birlikteymişim hissi veriyor. Sonunu tahmin etmeye çalışırken birkaç kez farklı ihtimaller düşündüm ama Christie’nin kurgusu yine şaşırtmayı başardı. Bitirdikten sonra akılda kalan, sadece gizemi değil; insanın kendi vicdanıyla baş başa kaldığında neler yaşayabileceğini düşündüren bir eser oldu. Özellikle mesleğim itibari ile beni muazzam şaşırtan ve polisiye türünü sevenlerin mutlaka okuması gereken, yıllar geçse de etkisini kaybetmeyen bir roman.
Alıntı
On KişiydilerAgatha Christie · Altın Kitaplar · 202143,7bin okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 00:52
Ahmet Ümit her zamanki gibi bizi şaşırtmaktan geri kalmiyor.Üç arkadaş,farklı kişilikler, farklı düşünceler ve birbirini tamamlayan üç kişi;Selim,Kenan ve Nihat. İlk başta betimleme ve öyküleyici anlatımıyla kitabın nereye varacağını kestiremiyorsunuz ama olaylar yavaş yavaş gelişmeye devam ediyor. Kenan'nın başına gelen bir uçak kazasıyla başlayan macera üç arkadaşı çok farklı yere ve çok farklı kişiliklerle tanıştırmayı sağlıyor.insanlarin fıtratında olan tüm karanlığı gözler önüne seriyor ama buda olmaz diye kendinizi sorguluyorsunuz ama biraz düşündüğünüzde insanın kendi hayatının başrolü ve bunu korumak için herşeyi yapabileceğini; insanların hevesleri, hırsları ve insanın fıtratında olan tüm karanlıklari göz önünde bulundurduğunuzda herşeyi daha iyi anlayabiliyorsunuz. Ara ara ne oluyor, bu katil kim? bu kişilerin olay örgüsünde ne işi var gibi sorulardan kaçamıyorsunuz ama sonrasında herşey mantıklı bir çerçeve içerisinde birbirine bağlamayı başarıyor Ahmet Ümit. Sadece bir katili değil hayatın tüm acımasızlıklarıni düşünmemizi istiyor Ve değinmek lazım ki Beyoğlunu tüm yönüyle önümüze sermekten geri kalmıyor Ahmet Ümit. Okunması gereken güzel bir polisiye roman.İyi okumalar dilerim...
Beyoğlu RapsodisiAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201632,9bin okunma
10/10
·270 syf.··
2026 59. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 00:00
Merhaba kitap dostlarım! Sizlere, kitap okumayı sevmeyenlere sevdirecek ya da kitap okurken yavaşlama sürecine girenleri o süreçten çıkarmak için yardımcı olacak bir kitap ile geldim. Yazarın kalemi ile bu kitap sayesinde tanışmış oldum. Sade, akıcı, merak uyandırıcı bir dili var. Daha ilk sayfalardan sizi hikayenin içine çekmeyi başarıyor. Vidar zor zamanlardan geçerken tesadüfen eski yazlıklarının telefon numarasını buluyor. Numarayı arıyor ve telefon cevap veriyor. Ses, ölmüş babasının sesi. Bu mümkün olabilir mi? Yetişkin olan sen, geçmişteki çocuk olan senle ile konuşabilir misin? Evet Vidar çocukluğu ile konuşmaya başlıyor. Olay örgüsü bazılarına karışık gelmiş ve tekrara düşen yerlerinin olduğunu söyleyenler de var. Ama ben kitabı şu açıdan çok sevdim. İşlediği konu, verdiği mesaj bence hepimizin hayatının dönüm noktası olan, kritik dönemimiz olan “ çocukluğumuz”un, ileriki yaşamımızı nasıl etkileyeceğinin temelini atıyor. Çocukluğumuzda yaşadığımız en ufak travmatik bir olay dahi ileriki hayatımızın her noktasını çok farklı ve beklemediğimiz şekillerde etkileyebilir. İşte Vidar da çocukluğunda yaşamış olduğu ama hatırlayamadığı hatta hatırlamak istemediği, bilinç arkasına attığı bir olayın etkilerini yaşıyor. Bununla yüzleşmesi gerekiyor. Her sayfasında “merak” inanılmaz diri tutuluyor. Kitabı ben asla elimden bırakmak istemedim. Bırakmak zorunda olduğum anlarda da aklım hep kitapta idi. Ne oldu, ne olacak sürekli düşündüm. Eleştireceğim tek nokta, sonucu daha iyi bağlanabilirdi. Biraz hızlıca bir olaya bağlandı gibi oldu. Sonuna kadar nefessiz okudum, sonunda da bir “vaoooov” demek isterdim. Tabiki yine de kitap genel olarak bence çok çok iyiydi. Alıntılar *İnsan öylece çocukluğunu arayıp da biraz olsun şanslı olmayı dileyemez. Hattı düşürebilirsin
1000Kitap
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20261,517 okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 91. kitabı
Yabancı Yayınları ile biz okuyuculara ulaşan #kocamınkarısı #alicefeeney tarafından kaleme alınıyor. Ne yaptığını biliyorum, taş kağıt makas eserleriyle sevdiğim kalem bu eseriyle de ağızda ayrı tat bıraktı. Eserde birçok anlatıcı diliyle olaylara şahit olurken ters köşelerde vay be yok ya hadi canımlar ağızdan dökülüyor. Zengin kocasıyla güzel bir evde minik kasabada ikamet eden bir kadın yürüyüşten döndüğünde anahtarının kapılarını açmadığını ve dahası kapıyı çaldığında kendisinin kopyası bir kadının kapıyı açtığını görür. Kocası o kadına karım diyerek gerçek karısının hafızasını zorlar. Sonrası kendini ispatlamaya çalışması, polisin devreye girmesi ve olaylarla bağlantısı, dedektif kişinin geçmiş ve gelecekle sürpriz ilişkili çıkması...Hangisini spoi vermeden anlatayım bilmiyorum ama her karakter başlı başına sır arkadaş. Çözülmeyi bekleyen kocamın karısı hakkını alacak mı? Bu kişi gerçekte kim? Her şey kurgu mu yoksa kadın akıl hastası mı? Keyifli bir eserdi, tavsiye ederim. Verilmek istenen mesaj: "1.Ölüm tarihini bilmemek en büyük rahatlık, yaşarken ânı doyasıya sevdiklerinle dolu dolu yaşayabilmeli. 2.Gözü kapalı kimseyi yeterince güvenmeden evine sokma özellikle karşı cinsi." ~ "Hiçbir mutluluk ebediyen sürmezdi. Hiçbir keder de ebediyen sürmezdi ve zaman boşa harcanmayacak kadar değerliydi." ~ "Her bir dakika süratle "geçmiş" olurken bir insan nasıl ânı yaşardı? "Şimdi" dediğimiz şey, gelecekteki geçmişin ta kendisiydi." ~ "Hepimizin görünmez yaralarla inşa edildiğine inanıyordum; kalp kırıklıkları, utançlar, pişmanlıklar ve hüsranlar üst üste dizilerek bizi daha güçlü ve sağlam hale getirirlerdi." Reklam değil.
Kocamın KarısıAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 2026144 okunma