muni

Artık beni tüketen şeyleri kovalamayı istemiyorum, beni besleyen şeyler istiyorum; ne oldukları da umurumda değil yeter ki sen orada ol ve ben de yanında olayım. Sana kahvaltı hazırlamak istiyorum, Will. Her gün seninle evde buluşmak, araba anahtarlarını, diş macununu paylaşmak ve doğum günlerinde seni mumlarla şaşırtmak.
Sayfa 378·Kitabı okudu
Reklam
“Kadına kanunun şeriatın koyduğu sınırları aşacak kadar bir çok emirler veriyorsunuz. Zavallı her dediğinizi kabul ediyor her sözünüze eyvallah diyor şu şekilde yetiştirdiğiniz kadını şimdi ne hakla beğenmiyorsunuz?”
Sayfa 115·Kitabı okudu
Alıntı
Ama o anda geçici ya da ruhani olmak istemiyordu, sonsuza dek somut dünyada Altan’la bir olmak istiyordu. Alnını ona yaslamak, gözlerine bakmak, kollarını birbirine dolayıp diğerinin saf fizikselliğine karışmak. Onunla canlı, ölümlü ve sonsuza dek geçici olmak istiyordu ve bu yüzden ağlıyordu.
Sayfa 349·Kitabı okudu
Her insan küçükken birine sarılıp ağlamıştır mutlaka. Ama yetişkin olduğumuzda artık böyle şeyler yapmayız. Ben babama sarılıp hiç böyle ağlamadım. Bir kere bile. Birine sarılıp teselli bulduğumuz anlar hayatta kaç kez yaşanır ki?
Sayfa 113·Kitabı okudu
Fakat bir gün, artık oraya gitmez oldum. Kimse beni zorlamadı ya da azarlamadı. Artık güneşin altında yüzüm kararana kadar koşup oynayan o 11 yaşındaki kız değildim. Zaman geçtikçe kara arkadaşımın çizdiği sinirler içinde daha da hapsoldum. Eskisi gibi etrafımdaki şeyler bana huzurlu ya da güvenli gelmiyordu. Dizlerinin ve avuçlarının yaralanması hiç umurunda olmayan cesur ve şakacı o eski kız çocuğu, bana gittikçe yabancılaşmıştı.
Sayfa 46 - yuzu·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam