E...

Habil-Kabil
Elma yemek mi daha büyük bir suçtu, kardeşini öldürmek mi? Tanrı insan soyunun zalimlik eğilimini gördükten sonra onları cennetten atsa daha mantıklı bir hikaye olmaz mıydı?
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Işkenceyi beklemek, işkencenin kendisinden daha kötü bir eziyetti; sinsi,soğuk ,içini yavaşça çürüten bir zehirdi. Bedenden önce ruhu parçalıyordu.
Birlikte satır altlarını çize çize okuduğumuz ilyada yarım kaldı. Yakında bitiririz, söz. Belki de bu kez de okurken tartışırız, sen yine bana karşı çıkarsın, ben yine inatla savunurum fikirlerimi. Ikimizin de benimsediği Camus ya da Kierkegaard'da,varoluşçulukta uzlaşırız.
Hal-i pûr melâl...
Ülkenin en iyi okullarından geçmiş, yabancı diller bilen, edebiyatla,sanatla yoğrulmuş olanlara bu cezayı reva gören generaller bu koğuştaki insanların toplam bilgisi yanında çırak bile olamazlardı. Geleneksel,dar kafalı memurlardı; vatan sevgisi dedikleri,cehaletten ve kör itaatten başka bir şey değildi. Ama güç ellerindeydi: kelepçeler, göz bantları, pikaplar,merkezler.
Bazı insanlar kendilerini kabul ettirmek, sevdirmek için çok çaba gösterir; bazılarında ise hiç böyle bir niyet yoktur, olduğu gibi yaşar ve sen yavaş yavaş ondaki kaliteyi keşfettiğin zaman hayranlığın artar.