Yıllardır ilk kez kendimi canlı hissediyorum, dedi . Bir ömür öncesinde yapmam gereken şeyi yaptığımı hissediyorum. Kısa süreliğine de olsa korkmuyorum. Belki de nihayet doğru şeyi yaptığım için...
- Senin hoşuna giden hayat hangisi?
+ Herhalde bundan başka türlüsü.
- Ama bu hayatta sevmediğin şey ne? Onu söyle.
+ Her şey; durmadan öteye beriye koşmalar, küçük ihtiras oyunları, hele de açgözlülükler, rekabetler, dedikodular, birbirine çelme atmalar, birbirini tepeden tırnağa süzmeler. Konuşmalarını dinledikçe insan budalalaşıyor. İlk bakışta zeki adamlar sanırsın, yüzlerinde ciddilik okunur, ama bütün söyledikleri şu biçim şeyler: "Falanca veya filanca, bilmem ne satın aldı, bilmem neresini kiraladı." Başka birisi: "Aa! olur şey değil; niçin acaba?" Ya da: "Falanca dün akşam kulüpte müthiş para kaybetti, bir başkası üç yüz bin kazandı." İllallah bunlardan. Bunlar arasında insanlık nerede? İnsanlığın yüceliği, bütünlüğü nerede kaldı? İnsanlık ufak paralar haline gelmiş.
Sayfa 213 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları XXX. Basım·Kitabı okudu
Kolera Günlerinde Aşk, Gabriel García Márquez’in detaylı bir şekilde anlatılmış bir aşk hikâyesi. Fakat hikâye bana göre çok abartılmış ve gereğinden fazla uzatılmış.
Okurken çok sıkıldım ve ancak 80 günde bitirebildim. O kadar olumlu ve abartılmış incelemeler okudum ki, merak ediyorum bu kitabın neresini bu kadar mükemmel bulmuş bazı arkadaşlar?
Sapık ve saplantılı, sözde sevdiği kadını 50 yıl boyunca bekleyen, beklerken önüne geçen her kadınla ilişki yaşayan ve genç bir kız değil de savunmasız “14 yaşındaki” küçücük bir kız çocuğunu istismar eden, bu kızla cinsellik yaşayıp, kızın intihar etmesine sebep olan bir pedofilin iğrenç hikâyesini mi beğendiniz?
Ben kesinlikle beğenmedim. Tavsiye etmeyeceğim bir kitap….