10/10
·448 syf.··
2026 50. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 03:29
O kadar güzeldi kiiii Resmen bitmesin diye o kadar yavaş okudum ki anlatamam. Bu seriye ilk başladığımda hiçbir fikrim yoktu konusuna dair. Ama her kitabında seriye daha çok bağlandım ben. Ve benim için yeri çok farklı olan serilerden biri oldu Zamanın Gölgesi. Serinin her kitabında duyguları çok net bir şekilde hissediyorum ben. Ve yazarın kalemi bana inanılmaz geçiyor. Şimdi çok azıcık konusuna değinecek olursam; Sidem; ikinci kitabın sonunda öğrendiği gerçeklerle yıkılmış ve ağır bir kaza geçirmişti. (Hemde kocasının gözleri önünde ) Sarp'ın Sidem'i arabadan çıkarma çabası, arabayı yerinden oynatamaması, karısını kanlar içinde görmesi, o anki çaresizliği o kadar güzel yansıtılmıştı ki kırk parçaya bölündüm resmen Kitapta hem kaza anı beni çok sarstı, hem de kazadan sonraki hastane sürecini okumak inanılmaz yıprattı beni. Özellikle Sarp'ın duygularının yanı sıra İzem'in duygularını okumakta çok zorladı beni. (Onun her yıkılışı beni de yıktı diyebilirim ve Sidem'le arasındaki o dostluk bağı inanılmaz hayran bıraktı beni bebeklerim ya) bu kadar duygu karmaşasını yaşadığım hastane sürecinde bana en çok koyan Sidem'in, Bella'nın sesiyle gözlerini açmış olmasıydı. (Anne kız olmak için kan bağı olmamasının en büyük örneği bence bu ikili. İlk kitaptan beri aralarındaki o bağı okumak beni çok etkiliyor. Ki ben Bella' nın olduğu her sahneyi okumaya bayılıyorum ) Kitabımızda beni en çok hayal kırıklığına uğratan olay Sidem' in bu kazayı aslında boşu boşuna yaşamış olmasıydı. Ki sorumlu olan herkes Sarp tarafından çok güzel cezalandırıldı bence.(herkes layığına dedik sonunda) Serinin bu kitabında birbirine daha sağlam bir şekilde bağlanan Sarp ve Sidem ikisini okuyoruz. İlişkilerini daha sağlıklı bir şekilde yürüttüklerini görüyoruz. Çabaladıklarına şahit oluyoruz. Zaten üç
Zamanın Gölgesi IIIEylül B. Yılmaz · Pukka Yayınları · 202644 okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2026 23. kitabı
okudumbitti •Biz kırıldıkık daha da kırılırız Ama katil de bilmiyor öldürdüğünü Hırsız da bilmiyor çaldığını Biz yeni bir hayatın acemileriyiz Bütůn bildiklerimiz yeniden biçimleniyor Şiirimiz, aşkımız yeniden. Son kötü günleri yaşıyoruz belki İlk güzel günleri de yaşarız belki Kekre bir sey var bu havada Geçmişle gelecek arasında Acıyla sevinç arasında Öfkeyle bağış arasında •Biz kırıldık daha da kırılırz Doğudan Batıya būtún dünyada Ama kardeşin kardeşe vurduğu hançer Iki ciğer arasında bağlantı kurar ... Bir çiçek nasil açıliyorsa kendiliğinden Bir kuş nasıl uçuyorsa Oyle sever, çalışır insan, Kıraçlar çarptikça dağlara Gül göçürür şafağından Doğanın altın şafağından insanın altın şafağından Tarihin altın şafağından Bir kırıldık daha da kırılırız Kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza.
Şiir
Beni Öp Sonra Doğur BeniCemal Süreya · Yapı Kredi Yayınları · 20191,977 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·528 syf.··
2026 9. kitabı
Merhaba arkadaşlar serinin son kitabı Kazazede 4 yorumu ile geldim. Üçüncü kitabın sonunu Özgür’ü şehit verip öyle kapatmıştık sayfayı… Bu kitapta ise sanki biz de o cenazenin içinde ve onlarla aynı acıları paylaşarak devam ediyoruz. Daha başında, ilk sayfalarda gözlerim doldu taştı. Duygular öyle bir geçiyorki okurken sadece okumuyorsun, yaşıyorsun resmen. Ve ben kendimi okurken gerçekten eksik hissettim, tıpkı Keleş timi gibi. Bu kitapta en çok hissettiğim şey şu oldu: herkes çok yorgun. Ama buna rağmen kimse kimseyi bırakmıyor. Her birinin ayrı ayrı dağılmasını, sonra birbirlerine tutunmaya çalışmalarını okumak… gerçekten iç acıtıcıydı. Sanırım benim için serinin en zor kitabı buydu. İlk defa bu kadar kırıldık, bu kadar toparlanmakta zorlandık. Turan ise… of, en çok o yaktı içimi. Özgür’ün gidişini kabullenemeyip suçu kendinde araması… o yükü tek başına taşıması… insanın içine oturuyor. Tek başına çıktığı o yolculukta aylarca hem geçmişinin hem de kaybının peşinden koştu. Kendinden verdi, sustu, eksildi… ama Sezin’i gördüğü an, sanki içindeki her şey bir anda sakinleşti. Sekiz ay sonra tekrar bir araya gelmeleri… Onlarara okar iyi geldiki o kadar gerçekti ki. Abartı yoktu iki insanın birbirine sığınması gibi çok güzel ve özeldi Keleş timi dağılmış olsada , yolları ayrılmış olsada… o bağ hâlâ aynıydı. Hatta belki de daha güçlü. Çünkü artık sadece bir tim değillerdi… birbirlerinin yarası, yuvası olmuşlardı. Ve şimdi… her şey bitmiş derken, aslında asıl mesele başlıyor. Çünkü bu kez savaş dışarıda değil… içlerinde.
Kazazede 4Şevval Demirdöğer · Pukka Yayınları · 2025341 okunma
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
Kitap adı: Kırıldığın yerden çiçek açacaksın Yazar adı: Songül Ünsal Sayfa sayısı : 160 Kitap türü: Kişisel gelişim, gerçek hayattan kesitler ve tecrübeler Kitabı nasıl keşfettin diye soracak olursanız Tiktokta keşfettim, rastgele kitabın bir sayfasını okuyordu yazar. Belki sadece bir cümleydi ama beni kitaba doğru hemen çekti. Ne yaptım ne ettim buldum kitabı. Çok beğendim. Siz arka kapağına bakıp alıyorsunızdur belki bir kitabı ama ben ön kapağına bakıyorum... Kitaptaki en dokunaklı kesitlerden biri "Ben hep başkaları için yaşamışım, bunu yaşayamayınca anladım. Başkalarına nefes olanlar nefessiz kalırmış. Bir kez olsun kendime koşmamışım bunu başkaları için koşarken yorulunca anladım" Kaderimize başkaldırmak ya da kabullenmek mi? Her ikiside değil, tecrübeler ve öğretmen hayat gereğini yapıyor ve sonunda herkes kendi kaderinin yazarı oluyor. Evet kırılıyoruz ama bir gün gelecek ve o kırıldığımız yerlerden çiçek açacağız. İnsan kendi farkında olmaz belki ama insanlar susmayıp "ben demiştim" demek için bekliyor olacaklar Belki de ses kaydına almalıyız dünyayı ve hayatı Gerektiğinde ve neden mutlu olamıyoruz diye sorunca açıp dinleriz. Nerede hata yaptık, yine kime çok değer verdik kaydı dinleyince anlardık. Affet ama önce kendini affet, kendine haksızlık ettiğin her an için affet. Kimini sevmek iyileştiriyor, kimini ise gezgin gibi dolaşmak ya da meçhul olanını aramak. Ağrı kesiciler iyi gelir mi ki kırılmış kalplere, belki de fazla törpüledik hayatı ya da tam tersi belki hep bu yüzden kırıldık ama kırıldığımız yerden iyileşeceğiz bir gün. İnsanların karşılaştığı her bir yenilgi onu kendini bulmak için bir ders aslında. Anlayan için çok şey, anlamayan için yaşanmış her hangi bir an sadece. "Ben kendi aklıma bile gelmiyorum. Dünyadan silinmek ne demek iliklerime
Kırıldığın Yerden Çiçek AçacaksınSongül Ünsal · Olimpos Yayınları · 2022424 okunma
Sarılmayan anneler paylaşılmayan yemekler konuşulmayan duygular
10/10
·192 syf.··
2026 7. kitabı
Merhabalar kitapsevenherkes ailesi Bugün size bitirdikten sonra bile içimde yaşamaya devam eden, kalbimde sessiz ama derin bir iz bırakan bir kitaptan bahsetmek istiyorum: Geri Verilen Kız — Donatella Di Pietrantonio 2017 yılında İtalya’nın en prestijli edebiyat ödüllerinden Premio Campiello başta olmak üzere Premio Napoli ve genç okurların seçimi olan Premio Strega Giovani ödüllerini almış olması aslında tesadüf değil… Çünkü bu hikâye sadece anlatılmıyor, insanın içine işliyor. Bazı kitaplar vardır, okurken etkilenirsiniz… kapağını kapatınca geçer. Bazıları vardır, kapağını kapattığınızda başlar asıl etkisi… Bu kitap benim için ikinci türdendi. On üç yaşında bir çocuğun, büyüdüğünü sandığı ailesi tarafından bir gün ansızın “geri verilmesi”… Bu cümleyi kurmak bile insanın içini daraltıyor. Çünkü burada sadece fiziksel bir terk ediliş yok; aynı zamanda bir kimliğin kırılması, bir aidiyetin parçalanması var. Bir sabah uyandığınızda artık ait olduğunuzu sandığınız hayatın size ait olmadığını öğrenmek… Bir çocuk için bundan daha sarsıcı ne olabilir? Kitap boyunca en çok hissettiğim duygu şuydu: Sevgi bazen var olmuyor… ve yokluğu çok daha yüksek ses çıkarıyor. Yazarın dili çok sade ama o sadeliğin içinde insanın içine işleyen bir gerçeklik var. Büyük dramatik olaylar yok; ama küçük eksiklikler var. Sarılmayan anneler, paylaşılmayan yemekler, konuşulmayan duygular… Ve o sessizlik insanın kalbine ağır ağır çöküyor. (Spoiler içerir) Beni en çok etkileyen şey, anlatıcının biyolojik annesiyle kuramadığı bağ oldu. Kan bağı var ama sevgi yok. Aynı evdeler ama yabancılar. Birbirlerine dokunuyorlar ama temas yok. Orada şunu düşündüm: Anne olmak bazen doğurmakla olmuyor… Ama küçük kız kardeşi Adriana… İşte kitabın gerçek kalbi orada atıyor. Birbirinden tamamen farklı iki kız
Geri Verilen KızDonatella Di Pietrantonio · Domingo Yayınevi · 20254,276 okunma
10/10
·656 syf.··
2026 20. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 19:48
Nazlı, Bora ile bir kumar masasında hayatının oyununu oynamış ve kaybetmiştir. Bora'yla yaptığı anlaşma sonucunda ölmesi gerekmektedir. Ama aşk gelip gelmiş ve planlar tamamen değişmiştir. Ancak Nazlı'nın öğrendiği gerçeklerden sonra bütün anlaşmalar feshedilmiş ve her ikisi içinde zorlu bir sürece adım atılmıştır. Ta ki Nazlı Bora'ya ait olan belgeleri asla vermemesi gereken kişilere verene kadar... Bundan sonrasında ise üç yıllık bir ayrılığa sürüklenmişlerdir. Bu sürede Bora ülkenin her yerinde Nazlı'yı aramış hatta yurtdışında da aramalarına devam etmiştir. Ancak ondan bir iz bile bulamamıştır. Nazlı ise geçirdiği zorlu zamanlardan sonra hayalini gerçekleştirmiş CIA'e girmiştir. O artık herkesin tanıdığı adıyla Nina Adams olmuştur. Ve bütün bunları henüz kimse bilmese de OCTO sayesinde başarmıştır. Nazlı ve Bora, CIA'in verdiği bir görevde yeniden karşılaştıklarında ise eski bir düşmandan intikam almak için birlikte çalışmak zorunda kalacaklardır. Bu seri hala okumayan varsa çok şey kaçırıyor.Bu kitapla beraber hem olaylar hem de karakterler çok farklı yerlere doğru ilerledi.Nazlı, Bora'dan intikamını almış olsa da nefret olarak adlandırdığı aşkı içinde yaşamaya devam ediyordu.Bora ise bir bilinmeyenin içinde Nazlı'yı bulmak için debelenirken hiç beklemediği bir anda onunla karşılaştı.Ve olaylar çok karıştı.Bora ve Nazlı arasındaki nefret-aşk ilişkisi bir yana, Nazlı'nın saklamak zorunda olduğu gerçekler ve yıllar boyunca saklı kalmış sırlar vardı.Ve bu sırlar ortaya çıkınca Bora'dan kaçmları gereken konular olacak.Ayrıca seriye yeni karakterler girdi ve bu haliyle işler çok daha güzel bir hal almaya başladı.Özellikle SerFoxÇın olayı beni benden aldı.Yine üzüldük, kırıldık, hatta kırdık ama bir yandan da eğlenceli diyaloglar olmadı değil.OCTO, CIA, Mehmet
Maça Kızı 8 - 4. KitapDilara Pamuk · Artemis Yayınları · 2025525 okunma