kirpireneé

9/10
·368 syf.·
2026 2. kitabı
Şüphesiz okuduğum en iyi ırkçılık temalı romanlardan biri. Yaşadığı dönemde sosyal statüsü ve melez kimliği nedeniyle yapıtları ve araştırmaları ciddiye alınmayan; ölümünden yıllar sonra, Nobel ödüllü popüler bir figürün onun adını anmasıyla bir anda değer kazanan bir karakterin hikâyesini anlatıyor. Romanın ana karakteri Pedro Archanjo, tüm değerlerini ve yaşamını herhangi bir onay beklemeden, hissettiği ve doğru bildiği gibi yaşayan biri. Kitapta iki güçlü dünya karşı karşıya geliyor: Bir yanda akademik bilgiye, katı kurallara ve insanı ile kültürü çoğu zaman gerçekten anlamayan bir bakışa dayalı düzen; diğer yanda hazlarını, kültürünü ve deneyimlerini ihtiyaç duyduğu ölçüde yaşayan, bunları aktararak adım adım efsaneleşen Pedro Archanjo’nun dünyası. Bu çatışma son derece güçlü ve ikna edici biçimde kurulmuş. Beni zorlayan tek nokta anlatım tarzıydı. Çok sayıda karakter, zaman ve olay atlaması nedeniyle özellikle ilk yarıda hikâyenin içine girmek kolay olmadı. Ancak karakterler netleştikçe oldukça akıcı hale geldi. Pedro Archanjo ile tanışmış olmaktan oldukça mutluyum.
Mucizeler DükkânıJorge Amado · Sel Yayıncılık · 202495 okunma
Reklam
8/10
·105 syf.·
2025 36. kitabı
Sesleri renklere, zamanı hareketlere dönüştüren; doğadaki yaşam mücadelesinin kimi zaman olasılığı iki yüzü de tura olan bir paraya dönüşebileceğini gösteren sade ama son derece güçlü bir metinle karşı karşıyayız. Anlatı, doğanın diliyle konuşuyor; açıklamıyor, gösteriyor. Yitirilmiş bir zaman kavramında, kuraklığın ortasında ektiği mısır için kalmayı seçen yaşlı bir adam merkezde. Hayatını, canlı kalması için mısıra adıyor. Bölgede yaşayanlar tarafından yağmur yağsın diye yapılan ritüel ile kör kalmış bir köpek ve onunla kıtlık zamanında bile yiyeceğini, suyunu paylaşan yaşlı adam insanın doğayla kurabileceği ilişkinin ne kadar çelişkili olabileceğini gözler önüne seriyor. Bir yanda şefkat, umut ve aidiyet; diğer yanda müdahale, körlük ve bencillik. Anlatımın gücü, süslenmiş cümlelerden değil, sadeliğinden geliyor. Okurken yaşlı adamın doğadaki diğer canlılardan ayrı bir varlık değil, onlarla aynı türdenmiş gibi kurduğu iletişimi görüyoruz. Doğaya hükmeden değil, onunla birlikte var olmaya çalışan ve hatta ikisi arasında kalınca kendini feda eden bir insan portresini var eden kısa ama etkileyici bir metin.
Günler Aylar YıllarYan Lianke · Jaguar Kitap · 20206,9bin okunma
8/10
·336 syf.·
2025 34. kitabı
Perimenopoz dönemindeki bir kadının bedeninde ve hormonlarında yaşadığı değişimleri fark ettikçe kendini daha özgür bir yerden yeniden yaratmaya çalışmasını anlatan bir hikâye. “Yakalamaya çalışmak” diyorum çünkü karakter, bazı şeyleri kaybettiği hissiyle yola çıkıyor. Fakat bu kayıp duygusunun içinden geçerken yaşadıklarının sorumluluğunu öyle içten ve cesurca üstleniyor ki, hikâye kolayca düşebileceği klişelerden uzaklaşıp tamamen kendine özgü bir yola evriliyor. Edebi açıdan pek etkileyici olmamakla birlikte, kadınlığın, kadınların bile birbirine pek anlatmadığı bu dönemini bu kadar samimi bir dille ele alması benim için gerçekten tatmin edici bir okuma deneyimi oldu.
Dört Ayak ÜstündeMiranda July · Medusa Yayınları · 2025269 okunma
8/10
·176 syf.·
2025 32. kitabı
Kitap temelde iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde bilimin hem insan hayatını kolaylaştırdığı hem de insanlık için karanlık dönemler yattığı, hatta bir çok insanın ölümüne "yardımcı" olduğu nispeten kurmaca öğesi daha az olan kısa hikâyeler yer alıyor. İkinci bölümde ise atom yapısıyla ilgilenen Schrödinger ve Heisenberg’in çevresinde, birçok fizikçinin dahil olduğu kurgusal bir hikâye anlatılıyor. Bilimsel açıdan bile anlaşılması güç olan atom çalışmaları kitapta oldukça akıcı ve anlaşılır bir şekilde işlenmiş. İki bölümde de verilen bilimsel veriler doğru ancak hikâyelerdeki unsurların ne kadarının gerçek, ne kadarının kurgu olduğu konusunda emin olamamak zaman zaman hafif bir rahatsızlık yarattı. Buna rağmen, bu ilginç ve özgün kurguyu okumaktan memnunum.
Arsız YeşillikBenjamín Labatut · Can Yayınları · 2023227 okunma
Puan vermedi·256 syf.·
2025 29. kitabı
Bahar Karları’ndaki naif ve kırılgan anlatım seri boyunca bu tondan uzaklaşarak daha tedirgin ve ağır bir tona evriliyor. Honda’nın karakterini yakından tanıdıkça özellikle de bu kitapta tedirginlik de azalıyor, çünkü Honda'nın inanışı için neler yapabileceğini az çok biliyoruz artık. Hikâyeye bu kitapta dahil olan Toru, serideki diğer karakterlere kıyasla çok daha sert pek de açık kapı bırakmayan güçlü bir figür. Bu da serinin sonuna ve seri boyunca süren inanışın kırınımının gücüne hazırlıyor bizi. Serinin en sevdiğim kitabı Bahar Karları olurken, özellikle yazarın hayatı göz önüne alınarak okunursa bu gittikçe sertleşen hikaye anlamını güçlendirebilir.
Meleğin ÇürüyüşüYukio Mişima · Can Yayınları · 2019302 okunma
Reklam