Duygularını Yitirmişler - Kavl-i Garib Çoban
Hiç insana inanılır mı?…
Sevginin kaynakları dua nehirleriyle, nehirler teheccüt vakti Kevser okyanusuyla birleşiyor.
Şems vakti cennetin rüzgarları sonsuza dek tatlı bir duyguyla karışıyor.
Dünyada hiçbir şey eşsiz değil.
Her şey, ilahi bir yasayla, tek bir ruhta buluşup karışıyor.
Sevmediğimde hiçbir şeyim.
Günümüzde insanlar nefret etmedikleri zaman hiçtirler.
Zaman böyle istiyor, zamanın gerisindeyim.
Sevmediğimde hiçbir şeyim.
Başıboş değildir gönül, ölene kadar sorumlusun, gönül bağı kurduğun her şeyden, son cümlesi ne olurdu?..
Haaa anladık ki bir gönülde iki sevdâ olur diyen deli, akıllı adam diyemez onu.
Ya Allah sevgisi, ya dünyâ sevgisi.
Tekrar çocuk olabilmek ve yeniden başlayabilmek için çok fazla aptallık, çok fazla kötü alışkanlık, çok fazla hata, çok fazla hayal kırıklığı, düş kırıklığı ve yürek acısı yaşadım.
Nefret açığa çıktığında, insan kendini savunmak için sever.
Bir kitap yazmak istiyordum ama kitaplar bana göre değildi.
Bazı hikâyeler rüzgâr gibi gelir aklıma. Haikular kayar aralarına.
Benim tek servetim budur.
Sen de can taşıdığın halde, can alıcılığı nasıl yapıyorsun?..
Haaa anladık ki bir gönülde iki sevdâ olur diyen deli, akıllı adam diyemez onu.
Ya Allah sevgisi, ya dünyâ sevgisi.
Bir veda tonunda ayrılmayanlar, insanlığın geleceğini yeniden tanımlıyor.
Ben diğerleri gibi değilim, her güzel okuma bir sevgi borcunu öder.
Mezarlık Bekçisi ölümün vaat ettiği ölümsüzlüğe aşkın hayır dediğini söyler.
Bu saçma görünebilir ama gerçekte bir bilgelik gösterisidir.
Karşı konulamaz bir teklifin her reddi, kendini onaylama eylemidir ve belirsiz ama açıkça kişisel bir yolculukta nasıl var olunacağını bilmenin bir yoludur.
Çaresiz ama açıkça kişisel bir yolculukta nasıl var olunacağını bilmenin bir