Fena değildi. Kitabın yazılma zamanını düşünecek olursak o zaman için gayet iyi bir eser. Türk Edebiyatının ilk polisiye romanı olduğundan beklentiyi yüksek tutmamıştım iyi ki de öyle yapmışım.
Ahmet Mithat'ı derslerde çok ayrıntı veren bir yazar olarak görmüştük ama hiç de öyle değilmiş. Hepsi yerli yerindeydi ve sıkmıyordu hatta bazıları hikayeyi anlamak için gerekliydi bile iyiydi yani.
Esrâr-ı CinâyâtAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,073 okunma
Naza yoktur yüzümüz
Dinlenmeli sözümüz
Biz ne canlara kıydık
Seni de öldürürüzzz
Bir anlığına hatta tüm kitap boyunca kendinizi Muhsine'nin yerine koymaktan alıkoyamıyorsunuz kendinizi. Sesler gelmeye başlıyor kapı eşiklerinden geçerken farketmeden "destuuuuuurrrr!" deyiveriyorsunuz .Kitapta gulyabani ne kadar tasvir edilse de aklınızda ilk Kemal Sunal'ın oynadığı "Süt kardeşler" filmindeki o gulyabani canlanıyor. Batıl inançlar insanların hayatına ne derece yön verebildiğini de görebiliyorsunuz ve yıllar boyunca süren bu aldatmacaların da gün yüzüne çıkması da bir hayli zaman alıyor. Okuyunca çok şaşırmıyorsunuz ama bunu kitaptaki insanların yüzünden okuduğunuz zaman neden şaşırdıklarını da anlıyorsunuz.
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202518bin okunma
"Zira hangi sınıf ve meslekte olursa olsun, mensubunu mahir eden şey meraktan ibarettir. Bir insanın, sanatının meraklısı olduktan sonra bütün emsal ve akranın önüne geçeceği şüphesizdir."