Bir şey ikram etmek, vermek çok kolaydır, ama onu kabul etmek cesaretini, kibarlığını ve cömertliğini, evet onu kabul etmek cömertliğini ancak büyük adamlar, olgun insanlar gösterebilir.
Biliyorsam biraz doğru YOL'da yaşamı
Tek korkum yolu yitirenlerdendir
Sapanlardan dar sokaklara doğru
YOL dururken
İhtişamlı ve zenginken saraylar
Yabani otlar bürümüşse tarlayı
Ambarlar bomboşken
Pahalı ve süslü giysiler
Keskin kılıçlar sallanıyorsa kemerlerde
Ve patlayasıya yiyip içenler
Boğuluyorsa bolluktan
Orda haydutluk yasası geçerli demektir
Budur işte sahte YOL
İnsanları bilen akıllıdır
Kendini bilen bilge
Başkasını yenen güçlüdür
Kendini yenen egemen
Halinden memnun olan zengindir
Nefsini yenen istençli
Yerini korumayı bilen kalıcıdır
Ölüp de yok olmayan ölümsüz
Tam bir yanılsama dünyasındayız. Barışın aldatıcı olması kadar çöküntü de aldatıcı; savaş kadar çöküntü de aldatıcı, aldanarak yaşıyor ve ölüyor pek çok insan. İnsanların yaşayıp ölmesi normal. Bu normal bir şey. Fakat böylesine aldatıcı bir dünyada yaşamını adayacağın bir şey bulamıyorsun. Haksız mıyım? 'Aldatıcı' olana yaşamını adamak çok riskli olur. Ne var ki benim gibi bir adam yaşamını adamadan yaşayamaz. Hayır, sadece ben de değilim böyle düşünen. Hiç kimse kendini adamadan bir işi layığıyla yapamaz bence. Günümüzde ise insanlar kendilerini adayacakları bir iş bulamadan çalışıyorlar, ne kadar üzücü haldeler. Böyle işte ...
Etsuko onu sonraki güne bağlaması beklenen umudun ne olduğunu düşündü. Ufacık, herhangi bir umut kırıntısı yeterdi. Umudu olmazsa insan sonraki güne çıkamazdı. Ertesi güne kalmış bir yama işi, ertesi gün çıkılacak bir gezinin bileti, ertesi gün içmek için şişenin dibinde bırakılmış sake; insan bunları ertesi güne sunmalıydı.