Schopenhauer demiş ki: "Benden sonra Dünya Niçeda'nın Tasarımıdır " Ahaaa düştünüz elime hepinizi ***** şeyy,,, yok edeceğimm,,, nihahahahaha(kötü kadın gülüşü efektisii) Elimde olsa yapar mıydım? kesinlikle EVET :D Neyse geçiniz bunları efendim geçiniz...
Schopenhauer'un etkilendiği ve benim de bir süre etkisinde kaldığım filozof Kant dünyayı algılama biçimini Numen(bir nesnenin duyularımızdan arındıktan sonra nasıl göründüğü ile ilgilidir) ve Fenomen(bizi çevreleyen dünyada duyularımız ve duyuşlarımız aracılığı ile algıladığımız herhangi bir nesnenin salt görünüşüdür) olarak ikiye ayırır. Bu düşünce epey zaman benim içinde geçerliydi. Yani aslında benim gördüğüm her şey aslında daha farklı gözükebilir veya görmediğim şeyler de olabilir. Bunu algılayacak kapasite de olmayabilirim vb. gibi. Ancak Schopenhauer bunu fazla ütopik bulur. Ona göre şeyler özlerinde tektir. Dünya asıl gördüğümüz şekilde TASARIMdır. Bu algılama biçiminden ziyade tüm dünyanın oluşumunu da zorunlu kılan İSTENÇtir.
Peki bu istenç nedir? Yoksa irade mi? Ya da özgür irade dediğimiz şey bir kandırmaca mı? İrade dediğimiz şey, bize oluşu nihai sonuç olan şeyi seçtiren kör bir istenç mi? Bir şeyi seçtiğimizi düşünsekte ne isteyeceğimizi seçemeyiz aslında. Çünkü seçeceğimiz şey zaten istencimizle doğru orantılıdır. Yani kısacası istenç bizim nihai varoluş sebebimizdir. Örneğin susadığımız zaman su içmemeyi seçsek bile eninde sonunda o suyu içmek zorunda kalacağız. Bu sadece insan ile de kısıtlanmaz, tüm dünya istemeyle var olur. Yeni doğan canlıların davranışları da kör istençtir. Zorunlu bir isteme hali ve davranışı. (Bu örnekler benim çıkarımımdır.) Schopenhauer'a göre ondan önceki filozoflardan onu ayıran en önemli düşünce de budur.
Bu özü gereği zorunlu kör istenç durumu aslında