“Yaşımı, yıpranmışlığımı, hele korkumu anlamaya çalış; sonra benim korkum, gün geçtikçe artıyor. Dünyadan el etek çekmek anlamına geldiği için artıyor baskısı bu korkunun. Baskı arttıkça da korku büyüyor ama senin gözü pekliğin ileri atılmayı sağlıyor sana, bu yüzden azalıyor baskısı, gözü pekliğin artıyor.”
“Beyin yüklenen üzüntüleri, acıları çekemez duruma geliyor. ‘Benden bu kadar!’ diyor; ‘Bu bütünün ayakta durmasını önemli bulan biri varsa yardım etsin bana, azaltsın yükümü; belki yaşamını sürdürürüz biraz daha.’ Akciğer hemen -yitirecek çok şeyi olmadığına göre- buradayım, diyor. Beynimle ciğerimin bu pazarlığından haberim olmadı ama bu pazarlığın korkunç olduğunu şimdi anlıyorum.”