Şule

Şule
@kitablogumcom
Türk Dili ve Edebiyatı
67 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
10/10
·353 syf.··
2019 5. kitabı
kitablogum.com/dunya-edebiyati... Hem edebiyat hem de kültürel anlamda büyük bir dönüm noktası olarak kabul edilen Madame Bovary, 1857 yılında yayımlandığında âdeta yer yerinden oynar. Geleneksel unsurlara karşı büyük bir saygısızlık, hatta hakaret ettiği gerekçesiyle yasaklanır ve Gustave Flaubert‘e dava açılır. Ancak burada en dikkat çekici nokta bana göre, açılan davadan ziyade Flaubert’i başarıyla savunan avukatın, mahkeme heyetine sorduğu iki önemli sorudur. Zira davanın seyrini tamamen değiştiren bu iki soru, dünya klasiklerinin de -farklı bir pencereden ve kısmen de olsa- neden okunması gerektiğini açıklıyor: Madame Bovary’yi okuduktan sonra bizde kötülüğe karşı bir sevgi mi, yoksa bir tiksinme duygusu mu uyanıyor? Madame Bovary’de tanık olduğumuz suça layık görülen korkunç ceza, erdem duygusunun doğmasını sağlamıyor mu? Ve nihai kara: Eser ve yazar suçsuzdur. Başlangıçta böylesine sert bir tepkiyle karşılansa da Madame Bovary, etkileyici hikâyesi, sağlam kurgusu ve sunduğu psikolojik gerçeklik sayesinde yıllardır dünya edebiyatının en sevilen klasiklerinden biri olarak keyifle okunmaya devam ediyor.
Madame BovaryGustave Flaubert · Morpa Kültür Yayınları · 200240,8bin okunma
Reklam
9/10
·95 syf.··
2019 4. kitabı
kitablogum.com/dunya-edebiyati... Küçük bir an dahi olsa durup düşünmeye ve sorgulamaya fırsat bulamadan -tıpkı kurulu bir oyuncak gibi- hep aynı hareketleri yapmaktan ibaret hayatınız, bir anda ters yüz olsa… Ve bütün arzularına boyun eğip sırf daha rahat yaşasınlar diye varlığınızı âdeta adadığınız bir aileye sahipken bir gün onların gözünde hiçbir değerinizin olmadığını, hatta sadece ayaklar altına serilebilecek bir kilimden farksız ya da sadece bir et yığınından ibaret, üstüne üstlük kendisinden utanç da duyulan ama sırf maddi ihtiyaçlarını karşıladığınız için fırlatılıp atılamayan boş bir nesne olduğunuzu anladığınızda… Bir başka deyişle, siz daha hayattayken yok sayıldığınız, bir kenara itilip umursanmadığınız ve hiçliğe mahkûm edildiğiniz böyle bir durumda… Ciğerlerinizi tam bir nefesle doldurabilir miydiniz hiç? Çektiğiniz acı, şakaklarınızı şiddetle zonklatacak kadar büyük olmaz mıydı sizce? Ya düşünceleriniz? “Şu katı, sivri, amansız ve yakıcı çakıl taşları” yara bere içinde bırakmaz mıydı beyninizi? Maruz kaldığınız psikolojik şiddetin etkisiyle, sizi hayata bağlayan bütün bağlar kopmaz mıydı tek tek? Ve bir kalbin ölümü gerçekleşmez miydi yavaş yavaş? Bir Kalbin Ölümü… Stefan Zweig, işte böyle bir kopuşun ardından, kendisine çıkan bütün yolları duvarlarla örüp bütün kapıları da kapattıktan sonra kalbini ölüme terk eden Salomonsohn‘un acıklı hikâyesini anlatıyor Bir Kalbin Ölümü‘nde.
Bir Kalbin Ölümü - MürebbiyeStefan Zweig · Yordam Kitap · 2013431 okunma
7/10
·688 syf.··
2019 3. kitabı
kitablogum.com/dunya-edebiyati... Dostoyevski'nin ölümünden altı yıl önce, 1875 yılında yayımlanan Delikanlı -her ne kadar Suç ve Ceza ya da Karamazov Kardeşler'deki metafizik ve varoluşsal derinliği yakalayamamış olsa da- Dostoyevski'nin diğer bütün eserleri gibi anlamlı bir "vicdan muhasebesinin meyvesi"dir. Sadece eserleri mi? Dönemin baskıcı rejimine karşı yürütülen bazı faaliyetlere katıldığı gerekçesiyle tutuklanıp idama mahkûm edilen, ardından da affedilip cezası kürek mahkûmluğuna ve hapse çevrilen Dostoyevski, hapisten çıktıktan sonra, önceden gururla dillendirdiği ve tutuklanmasına neden olan ateist, devrimci ideolojiden (Fransız edebiyat eleştirmeni René Girard'a göre "kopya edilmiş, taklit ideoloji"den) kendisine zaten ait olmadığı gerekçesiyle vazgeçerek farklı bir kişiliğe bürünür. Değişiminin temelinde de, hiç kuşku yoktur ki -eserlerinde olduğu gibi- tarifi pek de mümkün olmayan bu vicdan muhasebesinin izleri vardır. Aksi olsaydı eğer, her biri ayrı bir vicdan hesaplaşmasının yansıması olan bu muhteşem eserler yazılabilir miydi? Nitekim başkahramanı Arkadyeviç Makaroviç olan Delikanlı adlı roman da, genç bir adamın, "kendini yargılamak" amacıyla, belleğinin en karanlık köşelerinden bulup ışığa çıkardığı anılarından oluşuyor.
Edebiyat
DelikanlıFyodor Dostoyevski · İskele Yayıncılık · 20054,353 okunma
7/10
·189 syf.··
2019 2. kitabı
kitablogum.com/dunya-edebiyati... 2016‘da NPR (National Public Radio) Yılın En İyi Kitabı Ödülü’nü alan Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum, Kanadalı yazar Iain Reid'in imzasını taşıyor. Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum, soluğunuzu kesecek kadar gerilim düzeyi yüksek bir roman. Onu sıradan gerilim romanlarından ayıran en önemli yönü ise içeriğindeki felsefik sorgulamalar ve psikolojik çözümlemeler. Bu bağlamda okura verdiği mesaj ise dikkat çekici: Sınırlarımıza, sayısız ihtiyaçlarımıza, kırılganlığımıza, hayatın içinde hem bağlanacak hem korkacak hem uçucu hem de ağır öyle çok şeyin olmasına ve hep seçim yapmak gibi sayısız gerekliliğe rağmen, her şeye göğüs gerip güçlü olmak ve yolumuza devam edebilmek için insanlarla bağlantı kurmak, tümüyle yalnız olmamak ve mutlaka harekete geçmek gerekiyor.
Her Şeyi Bitirmeyi DüşünüyorumIain Reid · Hep Kitap · 20161,449 okunma
7/10
·280 syf.··
2019 1. kitabı
kitablogum.com/dunya-edebiyati... Yazarı Muriel Barbery olan Kirpinin Zarafeti, Eylül 2006‘da Fransa‘da yayımlandı. Haftalarca kitap listelerinin en üst sıralarında yer alan roman, birçok ödülün sahibi oldu. Farklı dillere çevrildi ve benzer ilgiyi o dillerin okurlarından da gördü. 2009 yılında ise “Yaşamaya Değer” ismiyle Fransız yapımı bir sinema filmine uyarlandı. Kirpinin Zarafeti, görünüşüne ve konumuna göre belli bazı etiketler yapıştırılan insanların, iç dünyalarına bakıldığında aslında çok farklı olabileceklerini gösteren; küçük şeylerdeki büyüklüğü fark ettiren ve yapılması gereken tek şeyin “doğma nedenimizi bulmak” olduğunu anlatmaya çalışan felsefik bir roman.
Kirpinin ZarafetiMuriel Barbery · Kırmızı Kedi Yayınları · 20259,8bin okunma
Reklam